MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkiline sigortalı, davalı ...'ın maliki, diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın sebebiyet verdiği kaza sonucunda karşı araç malikine 280 TL, zarar gören durak için 1.595 TL, kazada yaralananların tedavisi için de 320 TL ödeme yaptığını ileri sürerek fazlaya dair haklarını saklı tutmak suretiyle 1.598 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... duruşmalarda verdiği beyanlarında davayı kabul etmediğini bildirmiştir.
Davalı ..., usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; asıl ve birleşen davalarda, davalı ... aleyhine açılan davaların husumet yokluğu nedeniyle reddine, asıl ve birleşen davaların davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 280 TL araç hasarı ile 1.550 TL durak hasarının 27.06.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin ve hastane giderlerine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-7.10.2004 tarih ve 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile 1086 Sayılı HUMK’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2010 tarihinden itibaren 1.430,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin yukarıda esas ve karar numarası yazılı dosyasında, davacı araç hasarı ve durak zararı yanında, 320 TL'lik ödemeye dayanan tedavi giderinin de rücuen davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece davacının araç hasarı ve durak zararı talepleri davalı ... yönünden kabul edilmiş, 320 TL'lik tedavi gideri talebi ise reddedilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından reddedilen tedavi gideri talebi yönünden temyiz edilmiştir. Buna göre, Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2010 tarihli davalı ... yönünden verilen red kararı, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bu itibarla davacı vekilinin davalı ... yönünden ileri sürdüğü temyiz itirazlarının hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin davalı ... yönünden ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenmesine göre ise;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı ... şirketi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... yönünden ileri sürdüğü temyiz itirazlarının hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... şirketi vekilinin davalı ... yönünden ileri sürdüğü ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi
ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 26.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.