(2918 S. K. m. 99) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. B.2)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın tek taraflı kazasında müvekkilinin yaralandığını açıklayıp fazlaya dair haklarını saklı tutarak 7.500,00 TLnin dava tarihinden itibaren yasal faiz ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile bu talebini 75.627,49 TLye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 7.500 TLnin dava tarihinden 68.127,49 TLnin ıslah tarihinden itibaren yasal faiz ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Davalı, daha önce başvuru olmadığından dava tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak dava tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, davalı yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendindeki 7.500 TL'nin dava tarihinden, 68.127,49 TL'nin ıslah tarihinden ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine 75.627,49 TL'nin dava tarihinden ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 05.06.2014 gününde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy