MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. Kişi vekili, Bursa 12. İcra Müdürlüğünün 2010/11983 sayılı takip dosyasından 8.2.2011 ve 18.4.2011 tarihlerinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu müvekkilinin borçlular ile fiili ve hukuki hiç bir bağının bulunmadığı arsa sahibinin haciz mahallindeki inşatın yapılması için dava dışı ... Ltd.Şti ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle arsa sahibinin sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinden sonra müvekkili şirket ile yeni bir insaat sözleşmesi imzalandığını ... Ltd.Şti.nin haciz mahalli ile bir ilgisinin kalmadığını dava konusu takibinde ... Ltd. Şti hakkında yapılmadığını ileri sürerek hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili dava dışı ... hakkında yapılan takipte borca icra kefili olan ....Ltd.Şti ve ... 'nunda takip borçlusu haline geldiğini, haciz mahallinde borçlu borçlulara ait bir çok belge bulunduğunu mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacı 3. Kişinin sunduğu fatura tarihinin ilk haciz tarihi ile aynı olduğu 18.4.2011 tarihinde haczedilen mehkullerle ilgili fatiraya rastlanılmadığı fatura vergi levası gibi belgelerin her zaman düzenlenebileceği davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. Kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3. Kişinin İİK.nin 96. vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece İİK.nin 97/a maddesinde öngörülen ve alacaklı yararına olan mülkiyet karinesinin davacı 3. Kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de dava konusu takip dosyasının alacaklının alacağından vazgeçmesi nedeniyle karar tarihinden sonra 26.3.2012 tarihinde işlemden kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda alacaklının alacağından vazgeçmesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Ancak bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden sonuç olarak doğru olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. Kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonuç olarak doğru olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 14.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy