(6762 S. K. m. 1301) (6102 S. K. m. 1472)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı H. İ. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın trafik kazası sonucu müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, 5.245,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı H. İ. tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 6762 Sayılı T.T.K.nun 1301. maddesine (6102 Sayılı T.T.K.nun 1472/1.md.) göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Dava konusu kazaya dair olarak düzenlenen 9.6.2010 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre, park halindeki sigortalı 34 FB 1464 plakalı araca çarparak hasara neden olan 06 EST 74 plakalı aracın sürücüsü olay yerini terk etmiş olup, kimliğinin tespit edilemediği belirtilmiştir.
Aynı olay nedeniyle, aracın kaza tarihinden önceki eski işleteni F. D. hakkında Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/35 Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında, tanık olarak dinlenen (davalı-işleten) H. E. davaya konu kazayı M. oğlu, H. İ. isimli kişinin yaptığını belirtmiş ve eldeki dosyada M. oğlu, 1929 Doğumlu H. İ. hakkında dava açılmış olup, dava dilekçesinin bu kişiye (temyiz eden davalı) tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; mahkemece kaza tarihinde 06 EST 74 plakalı aracın sürücüsü, dolayısıyla haksız eylemin sorumlusu olduğundan bahisle hakkında hüküm kurulan davalı H. İ. hüküm tarihinden sonra dosyaya sunduğu 16.4.2012 tarihli dilekçesinde, davaya konu kazayla bir ilgisinin bulunmadığını, kendisiyle aynı isim ve soyisimde torununun bulunduğunu belirtmiştir. Dairenin 19.11.2012 tarihli geri çevirme kararıyla getirtilen nüfus kayıtları itibariyle, davalıyla isim benzerliği bulunan M. oğlu, 1992 Doğumlu H. İ. adında torununun bulunduğu da görülmektedir.
O halde, mahkemece, davaya konu olayla ilgili olarak haksız eylemin gerçek sorumlusu olan sürücünün araştırılıp belirlenmesinden sonra, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı H. İ.'nin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı H. İ.'ye iadesine 09.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy