MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi dışında davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline kasko sigortalı aracın davalı ...’ın maliki ve sürücüsü olduğu aracın asli kusurlu olarak çarpması sonuç hasarlandığını belirtip sigortalıya ödenen tazminattan davalı aracın trafik poliçesini düzenleyen şirketten tahsil edilen 17.500,0 TL.’nin mahsubundan sonra bakiye kalan bölümün davalıdan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptaliyle icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili kusur oranına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile davalının Samsun 3. İcra Müdürlüğünün 2012/3654 sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 48.603,75 TL asıl alacak, 5.832,44 TL işlemiş faiz üzerinden asıl alacağa takiplerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte devamına, fazlaya ilişkin faiz talebi ile tazminat talebininin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekil tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme hükmü davalı vekiline, 13.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK.’nun 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra, 29.05.2013 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri
2013/11244
2013/13066
hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 30.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.