MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından ve karşı temyiz yoluyla da davalılar Meryem, Bilgehan, Hakkı ve Mecit vekili ile davalı Şirket ve Erol vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, tasarrufun iptali davasının sonuçlandırılması için mevcut ve kesinleşmiş bir borcun bulunması gerektiği, karar düzeltme istemleri ile birlikte sunulan yazılara göre borçlunun, davacı olan Hazine’ye bir borcunun bulunmadığı anlaşılmasına göre bozma ilamında belirtilen dosyaların beklenmesi lüzumunun ortadan kalkmış olmakla karar düzeltme isteklerinin kabulü ile borcun ödenmiş olmasından dolayı davanın konusunun kalmadığı nazara alınarak davalıların bu davanın açılmasına sebep olup olmadıkları ve sonucunda yargılama giderleri ile sorumlu tutulup tutulamayacaklarının değerlendirilmesi gereğine işaret edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından ve karşı temyiz yoluyla da davalılar Meryem, Bilgehan, Hakkı
2013/11303
2013/13018
ve Mecit vekili ile davalı Şirket ve Erol vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekili ile davalılar Meryem, Bilgehan, Hakkı ve Mecit vekili ve davalı Şirket ile davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davaya konu borcun ödenmiş olduğu anlaşılmış olmasına göre davanın konusuz kaldığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Ne var ki bu durumda dahi yargılama giderlerinin haksız olan taraftan alınmasına karar verilmesi başka bir ifade ile tarafların haklılık durumu belirlenerek yargılama giderlerinin haksız olan tarafa yüklenmesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/6/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin yazılmış olması da nazara alınarak bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalılar Meryem, Bilgehan, Hakkı ve Mecit vekili ayrıca davalı Şirket ile davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya, davalılar Meryem, Bilgehan, Hakkı, Mecit, şirket ve Erol'a geri verilmesine 30.09.2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.