MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin sürücüsü olduğu araca, davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, sekiz ay çalışamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında ve teminat limitiyle sınırlı olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı tarafından davalı ...'a açılan davanın vaki feragat nedeni ile reddine, davacı tarafından davalı ...'ye karşı açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 0,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 20.10.2014 gününde üye ...'nın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Sayın çoğunluğun yerel mahkemece ileri sürülen gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle kararın onanması görüşüne katılmıyorum.
Dava, trafik kazası neticesi araç hasarı ve yaralanması ve ticari iş ve güçten kalma ile ilgili maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı ....85.maddesi işletenin ileri sürülen zarardan dolayı sorumluluğunu düzenlemiştir. Aynı yasanın 91.maddesi uyarıncada, ... işletenin mali sorumluluğunu poliçe limitleri dahilinde üstlenmiştir. Sürücüde BK.41 madde hükümlerine göre sorumludur. Alacaklı taraf BK.142/I maddesi uyarınca mütesilsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını isteyebilir.
BK:145.maddesi ise müteselsil borcun sukutunu düzenlemiştir. Buna göre tediyesi ile veya yaptığı takas ile borcun tamamını veya bir kısmını isbat etmiş olan müteselsil borçlulardan biri, sakıt olan borç nisbetinde diğer borçluları halâs etmiş olur.
Eğer müteselsil borçlulardan biri borç tediye olunmamış iken ondan tahallüs etmiş ise diğer borçlular ancak halin veya borcun mahiyetinin irae ettiği nisbette bu beraetten istifade edebilir.
Somut olayda, davalı ... işleten, diğer davalı ... şirketide davalı ...'nin trafik sigortasıdır. BK.51 maddesi haksız fiil ile zarara birçok kimse sebebiyet vermiş ise, en evvela haksız fiil, sonra akit en sonrada kanunen sorumluluğu düzenlemiştir. ...: 85 ve devamı maddelerinde ve genel şartlarda ise işleten (işletenin sorumlu olduğu kişiler) ve ... arasındaki ilişki ve sorumluluk esasları gösterilmiştir.
Eldeki dosyada 8.2.2011'de harçlandırılan dilekçe ile trafik kazasında aracı (motosiklet) hasar gören kendisi yaralanan davacı ... fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak 3.500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat istemi ile işleten Rahmi ve ...'cısı diğer davalıya karşı talepte bulunmuş, ilk duruşma gününden önce işleten davalı ... ile anlaşma yoluna gitmiş ve aralarında 14.4.2011 tarihli belgeyi vekilleri de hazır bulunması ile imzalamışlardır. Belge incelendiğinde açıkça davadan kayıtsız şartsız feragat beyanı içermemekte yine bu belge ile ilgili beyanının alındığı 21.4.2011 günlü duruşmadada açık bir davadan feragat beyanı olmamakla beraber davacı temyiz dilekçesinde talebine açıklık getirerek belgede sözü edilen 3.500 TL'yi manevi tazminat yönünden aldıklarını maddi tazminat talepleri için davalı ... yönünden feragat ettiklerini, diğer davalı ... ile ilgili taleplerine devam ettiklerini beyan etmiştir.
Burada üzerinde durulması gereken husus BK: 50-51-142-145 .... 85 ve devamı Trafik Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeler karşısında davacının taraf olduğu imzasını taşıyan 14.4.2011 tarihli belgedir." başlıklı, mahkemeninde feragat olarak kabul ettiği ve bunun 21.4.2011 tarihli duruşmada açıklamalarının her iki davalı yönünden de davanın red edilmesini gerektirip gerektirmediği noktasında toplanmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere davalı ... işletendir. Diğer davalı da BK. 21-142 ... 85 ve devam maddeleri uyarınca sorumluluğu üstlenen ... şirketidir.
Davalı ... şirketi davaya verdiği cevapta, davalı ...'nin sigortacısı olduklarını ve poliçe limiti ve kusuru ile sorumlu olduklarını açıkça belirtmiş ve taleplerin teminat dışı olduğunu veya somut olayda yasada ve genel şartlarda gösterilen ve olayda işletene rücu edecek (ehliyetsizlik-alkol vs) savunmamış ve bu durum irdelenmemiştir. (Ceza davasınında bulunduğu duruşma tutanaklarından anlaşılmaktadır.) Esasen tersi durum olmuş olsa idi yani feragat sigortacı yönünden olmuş olsaydı davacı işletenin durumunu ağırlaştırmış ve işletenin sözleşme sorumluluğunu üstlenen sigortacıya rücu imkanını ortadan kaldırmış olacak ve BK. 145.madde düzenlemesine göre feragatten işleteninde yararlanması durumu ortaya çıkacaktı. Uygulamada ibra-feragat işleten dışında olan haksız fiil sorumlusu sürücü hakkında olduğunda aynı davada yer alan BK. 51 madde uyarınca sorumlu olanlarda yaarlandırılmaktadır. Zira haksız fiil sorumlusu (sürücü) işletene karşı sorumludur. Trafik sigortacısı ise işletenin sorumluluğu üstlenmiştir. Dairemizden önce aynı konularla ilgili temyiz incelemesi yapan 11.Hukuk Dairesi'nin 10.6.2008 gün 2008/6176 esas 2008/7676 karar sayılı ilamında da vurgulandığı gibi, malik ile ilgili devadan feragat edilmiş ise de davalı sigortacının kazada sürücünün alkollü olması nedeniyle meydana gelmiş olduğunu iddia etmesine göre malik olan davalı hakkındaki feragatın iddianın şekline daha sonra bu davalıya rücu hakkı bulunan mümeyyiz davalı ... şirketini etkileyip etkilemediği üzerinde durulmalıdır denmekle yargılama sırasındaki iddia ve savunmalara göre somut olay değerlendirilmesinin önemi ortadadır.
Somut olayda da BK. 145 maddesinde sözü edilen "halin icabı" irdelenirken feragat ve ibradan yararlanmada bu kriterlerin gözönüne alınması, davacının, sigortacının durumunu ağırlaştırmadığı ve manevi tazminattan sigortalının sorumlu olmadığı, böylece yerel mahkeme kararının davalı sigortacı yönünden doğru olmadığından işin esasına girilmesi yönünde yerel mahkeme kararının bozulması görüşündeyim.
Karşı Oy
...
Full & Egal Universal Law Academy