MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacıların murisine ait aracın davalı şirkete kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, poliçede İMM ve ferdi kaza teminatı verildiğini, kaza neticesinde desteklerini yitirdiklerini beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davalı için 2.500,00 er TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillereve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulu ile, davacı ... için 2.500,00 TL, velayeti altında bulunan çocukları Cafer Anıl, Sude, Ahmet Umutcan Koyuncu 'nun her biri için 2.500,00'er TL olmak üzere toplam 10.00,00 tazminata 09/05/2004 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına
karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile verilen ihtiyari mali sorumluluk ve ferdi kaza koltuk teminatlarına ilişkindir.İMMS üçüncü kişinin uğradığı zararlardan ZMMS teminat limiti üzerinde oluşan fazla zararları temin eder.
2013/11509
2013/12559
Eldeki davada İMMS poliçesine dayanıldığına göre öncelikle davacıların destek zararının zmms teminat limiti içinde kalıp kalmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmediği gibi, karara dayanak alınan bilirkişi raporunda terditli tazminat hesabı yapıldığı halde mahkemece rapordaki seçeneklerden hangisine, ne sebeplerle itibar edilmediği veya itibar edildiğinin açıkça belirtilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.