MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiği kazada müvekkilinin yaralanarak daimi maluliyete uğradığını ileri sürerek 80.000 TL geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile 20.000 TL tedavi giderinin davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda bütün kusurun davacıda olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile -10.000 TL'si 30.10.2009 temerrüt tarihinden, 66.478,15 TL'si ıslah tarihi olan 12.12.2011 tarihinden itibaren olmak üzere- toplam 76.478,15 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.206,64 TL tedavi giderinin 30.10.2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporlarında belirtilen kusur oranı, maluliyet oranı, davacının iş ve güçten kalma süresi ile tazminat miktarı ve tedavi giderinin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, hükmolunan tedavi giderinin 6111 Sayılı Yasanın 59.maddesi ile değişik 2918 Sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen ve SGK'nın sorumluluğuna geçen tedavi giderlerinden olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2013/11512
2013/11739
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile tedavi gideri isteminden ibarettir.
Davadan önce, davacı davalı tarafa zararın ödenmesi istemi ile yazılı başvuruda bulunmuş olup başvuru dilekçesi davalıya 02.11.2009 tarihinde tebliğ edilmiş davalı tarafından talep 02.02.2010 tarihinde reddedilmiştir. Davalı 02.11.2009 tarihinde temerrüde düşmüş olup bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken başvuru dilekçe tarihi olan 30.10.2009 tarihinin esas alınması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 Sayılı HUMK 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2.bendindeki "30.10.2009" tarihinin hüküm fıkrasından çıkarılmak ve yerine "02.11.2009" tarihi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10.09.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.