MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı kazada hasara uğradığını, davalının ihbara rağmen sigorta tazminatı ödemediğini ve hasarı tespit ettirdiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL. nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.11.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 28.896,00 TL. na yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, poliçenin primleri ödenmediğinden kazadan önce iptal edildiğini, dolayısıyla kaza tarihi itibariyle geçerli bir poliçe bulunmadığını, talebin de fahiş olduğunu ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 23.000,00 TL.nın 12.6.2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, Kasko Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı B.4. Maddesinin 4.1. bendinde (B.4.4.1) “Rizikonun gerçekleşmesi ile tam hasar meydana geldiği takdirde sigorta teminatı sona erer...Kısmi hasar halinde sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren, ödenen tazminat tutarı kadar eksilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, davalıya kasko sigortalı araç (dava konusu olmayan) aynı poliçe dönemi içinde 05.4.2010 tarihinde meydana gelen kazada kısmi şekilde hasarlanmış olup, bu riziko nedeniyle davalı sigortacı tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi üzerine 25.6.2010 tarihinde davacıya 10.000,00 TL. tazminat ödendiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, aynı poliçe dönemi içindeki 05.4.2010 tarihli (dava konusu olmayan) kısmi hasardan kaynaklanan bu ödemenin sigorta genel şartlarının yukarıda anılan maddeleri yönünden (sigorta bedelinin rizikonun gerçekleştiği tarih itibariyle ödenen tazminat tutarı kadar eksilip eksilmeyeceği hususunda) irdelenerek, buna göre, hükmedilen tazminattan indirim gerekip gerekmediği tartışıldıktan sonra, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.