MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait vasıtanın müvekkili şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araca çarparak hasara sebep olduğunu, düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre davalının tamamen kusurlu olduğunu, sigortalıya hasar bedelinin ödendiğini, ödenen bedelden sovtaj değeri düşülerek bakiye 7.494,00-TL tazminat bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazadan önce aracın satıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalıya ait aracın vekaletname ile galericilik yapan ...,... isimli şahıslara fiilen ve hukuken teslim edildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 104. ve 86. maddeleri gereğince davalının işleten sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2918 sayılı yasanın 85/ilk maddesinde motorlu aracın işletilmesinden doğan zararlardan işletenin sorumluluğu düzenlenmiş,
İşletenin tanımının yapıldığı yasanın 3.maddesinde de "işletenin araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olduğu, ancak ilgilisi tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunun ispatı halinde bu kimsenin işleten sayılacağı" öngörülmüştür.
Yasal düzenlemelerden de görüldüğü üzere aracın kayıt maliki olmak, araç işletenliğine yasal karine teşkil etmektedir. Karinenin aksinin her türlü inandırıcı ve yasal delillerle ispatlanması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta, aracın kayıt maliki olan davalı aracı haricen sattığını, işletenlik sıfatının bulunmadığını, savunmakla birlikte ispat külfeti kendisinde olan davalının bildirdiği ve mahkemece de toplanan delilleri işletenlik sıfatının davalıda bulunduğuna ilişkin karinenin aksini ispata yeterli ve inandırıcı değildir.
Bu durumda davalının araç işleteni olduğunun kabulü ile davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy