MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R -
Davacılar vekili, davalının sürücüsü olduğu aracın, müvekkillerinin desteği ...'ın kullandığı araca çarparak desteğin ölümüne neden olduğunu belirterek şimdilik davacı eş için 7.500,00 TL, çocuk ... için 11.250,00 TL, çocuk ... için 11.250,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 29/07/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat taleplerini davacı eş için 53.500,00 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ...için 4.813,13 TL, davacı ... için 2.494,97 TL, davacı ... için 1.315,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde ve özellikle, dava dilekçesinde, hangi tarihten itibaren istendiği belirtilmeden yasal faiz talep edilmesi dikkate alındığında dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 29/07/2011 tarihinde dosyaya ıslah dilekçesi sunarak davacı eş ...yönünden talep ettikleri tazminat miktarını artırdıklarını bildirmiş olsa da, ıslah edilen kısma ilişkin harç yatırılmadığı gibi karşı tarafa da tebliğ edilmemiştir. Bu durumda mahkemece, davacı tarafça yapılmış usulüne uygun bir ıslahın olmadığı dikkate alınarak dava dilekçesinde talep edilen tazminat miktarı esas alınıp reddedilen kısmın tespiti ve buna göre tarafların sorumlu oldukları yargılama gideri, vekalet ücretlerinin belirlenmesi, hükmolunan tazminat üzerinden hesaplanacak karar ve ilam harcının tamamından davalının sorumlu tutulması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak geçerli bir ıslah varmış gibi kabul-red oranı saptanarak buna göre vekalet ücretlerinin, yargılama giderlerinin ve nispi karar ve ilam harcının hesaplanması doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 5 ve 6.bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine 5.bent olarak "alınması gerekli 589,04 TL nispi karar ve ilam harcından 405,00 TL dava dilekçesinde peşin alındığından bakiye 184,04 TL nispi harcın davalıdan tahsiline", 6.bent olarak "davacı tarafından sarf edilen 281,00 TL bilirkişi ve posta ücreti, 18,00 TL tebligat ücreti, 19,00 TL müzekkere ücreti olmak üzere 318,00 TL yargı giderinden davanın kabul oranına göre 91,40 TL ile dava dilekçesinde ödenen harç tutarı 421,02 TL olmak üzere toplam 512,42 TL yargı giderinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine" ibarelerinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 8.bendindeki "7.439,60 TL" ibaresinin silinerek yerine "2.565,24 TL" ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 10.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy