(6100 S. K. m. 61)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde ihbar olunan Güvence Hesabı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalı M.ın maliki, davalı T.ın sürücüsü, davalı Kapital Sigorta A.Ş.nin trafik sigortacısı olduğu aracın 18/05/2000 tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu mobilete çarpması nedeniyle müvekkilin ağır şekilde yaralandığını, davalı T.ın 3/8 oranında kusurlu olmasına göre tazminat talep edildiğini ileri sürerek, 1.196,00 TL tedavi giderinin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL iş göremezlik tazminatının ve 3.750,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, birleştirilen davada davalılar M. ve T.dan 7.500 TL maddi tazminat talep etmiş, 18/06/2009 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 15.123,52 TL daha arttırmıştır.
Davalı T. G. vekili, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan Güvence Hesabı vekili, dahili dava yolu ile davaya dahil edilmelerinin mümkün olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sürücü T.'ın kazada 3/8 oranında kusurlu olduğu, davacının %49 oranında malul kaldığı, davalı M.'ın kaza tarihinde aracın sahibi olmadığı gerekçesiyle davalı M. hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 16.123,52 TL maddi tazminatın davalı Güvence Hesabı ve davalı T.dan müteselsilen tahsiline, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalı T.dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, ihbar olunan Güvence Hesabı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen kazaya sebebiyet veren aracın trafik sigortacısı Kapital Sigorta A.Ş. yargılama sırasında iflas etmiştir. Bunun üzerine davacı vekili 02/10/2009 tarihli dilekçesiyle daha önceden verilen ıslah dilekçesinin iflas nedeniyle borçlardan sorumlu olduğu iddiasıyla Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Karayolu Trafik Sigorta Hesabına (Güvence Hesabı) gönderilmesini istemiş, ıslah dilekçesi Güvence Hesabına gönderilmiş, yargılama sonunda Güvence Hesabı aleyhine mahkemece hüküm kurulmuştur. Oysa, Türk hukuk sisteminde hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi mecburi dava arkadaşlığı dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. İhbar olunan kimse HUMK.nun 49. maddesi (HMK 61) ve devamı uyarınca davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi bu kişi aleyhine hüküm de kurulamaz. Buna göre, aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış ve harcı verilmiş bir dava olmadığı halde Güvence Hesabı aleyhine hüküm kurulması doğru görülmediğinden, ihbar olunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre Güvence Hesabı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan Güvence Hesabı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre Güvence Hesabı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden ihbar olunan Güvence Hesabı'na geri verilmesine 24.11.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy