MAHKEMESİ : 2.Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen temyizen tetkiki davalılar ... A.Ş ve ... Belediye Başkanlığı vekilince istenmiş, davalı ... A.Ş vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 9.12.2014 Salı günü davacılar ..., ..., ... ve ... vekili Av...., davalı ... A.Ş vekili Av. ..., davalı ... Müdürlüğü vekili Av. ... geldiler. Davalı... ve davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunanlar vekilleri dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni,sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıların desteği ... idaresinde bulunan bisiklete çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini, davalı ... Müdürlüğünün trafiğe kapalı olan yolda gerekli önlemleri almadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacılar için ayrı ayrı 25.000 TL manevi, 100 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı anne ... için 25.591,69 TL baba ... için 27.791,64 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı ... Müdürlüğünün kusurunun bulunmaması nedeniyle hakkında açılan davanın usulden reddine, davacı ... için 16.853,77 TL, ... için 14.922,49 TL maddi tazminatın davalılar... AŞ, ... Belediyesi ve ...’ten tahsiline, ... ve ... için ayrı ayrı 25.000 TL diğer davacılar için ayrı ayrı 15.000 TL, olmak üzere 80.000 TL manevi tazminatın davalılar ... Belediyesi ve ...’ten tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı... Belediyesi vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı... Müdürlüğü aleyhine karayolu üzerinde yeterli uyarı ve işaretlemelerin yapılmaması nedeniyle hizmet kusuruna dayanarak dava açmıştır.
Anayasanın 125 inci maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olup, bununla birlikte idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve bunun idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açtığında kuşku bulunmamaktadır.
Kamu hizmetlerini yürütmekte görevli bir kamu kurum veya kuruluşunun kendisini görevli kılan kanunlarda gösterilen hizmetlerden birinin yürütülmesi sırasında hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi sebebiyle kişilere verdiği zararın tazmini istemine ilişkin davada, kamu hizmetinin yöntemine uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, kamu yararına uygun olarak işletilip işletilmediğinin ve hizmet kusuruyla zarara sebep olunup olunmadığının saptanmasının idari yargı yerine ait olduğu tartışmasızdır.
Davalı ...Müdürlüğünün yükümlü bulundukları kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabi değildir. İdarenin, yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırken oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayanılarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’nun 2. maddesi hükmü uyarınca, idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu olayda yolda gerekli yol güvenliği ve işaretleme önlemlerini almayan davalı aleyhine hizmet kusuruna dayanılarak dava açıldığından, mahkemece, adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle ...Müdürlüğü hakkında açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde esastan reddine dair karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Tarafların diğer temyiz itirazları yönünden;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Belediyesi vekili ve davacılar vekilinin tüm, davalı ...A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davalı sigorta şirketi davalıya ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1.maddesinde "sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı" hükme bağlanmıştır. Davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Dava konusu olayda, davacı tarafından davadan önce başvuru yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükmedilen tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizine hükmedilmiştir. Oysa, davalı sigorta şirketinin her iki dilekçede, dava edilen zarar miktarının tamamı için aynı tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. 2918 sayılı yasanın 99/1.maddesinde düzenlenen ihbar zarar miktarı olarak değil, kazanın ihbarı olarak düzenlenmiş bulunmasına göre, dava tarihinde kazadan haberdar olan sigorta şirketinin temerrüdü, ıslah edilen miktar için dahi yani zarar miktarının tamamı için aynı tarihte başlar. Mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek davadan önce başvuru yapılmamış olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin dava tarihinde temerrüde düşeceği kabul edilerek hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken olay tarihinden faiz uygulanması doğru değil bozma nedeni ise de yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK.nun Geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmesi uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Müdürlüğü hakkında verilen kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Belediyesi vekili ve davacılar vekilinin tüm, davalı ... A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının üçüncü bendine “davalı sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu tutulmasına” cümlesinin eklenerek düzeltilmesine ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar... Müdürlüğü ve ...A.Ş'ye verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 5.657,13 TL kalan harcın temyiz eden davalı ... Belediye Başkanlığından alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 500,30 TL fazla alınan peşin harcın temyiz eden davacılara ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... A.Ş'ye geri verilmesine, 9.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy