MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu trafik sigortası bulunmayan aracın, karşı yönden gelen araçla çarpışması sonucu, karşı araçta yolcu olarak bulunan ... 'un vefat ettiğini, müvekkili tarafından müteveffanın hak sahiplerine 8.483,67 TL tazminat ödendiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu belirterek 8.483,67 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne dair verilen hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiş olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, 4.365,09 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, ... tarafından zarar görenlere ödenen destekten yoksun kalma tazminatının zarar sorumlularından rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce bozulan hükümde, davacının talebi aynen kabul edilerek 8.483,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar veril-
miş olup karar yalnızca davalı ... tarafından temyiz edildiğinden, verilen hüküm davalı ... yönünden kesinleşmiştir. Hal böyleyken, bozma sonrası verilen temyize konu hükümde davanın kısmen kabulüne karar verilerek hükmedilen tazminatın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde hüküm kurulması doğru değildir.
2-Mahkemece verilen ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce bozulan önceki hüküm davalı ... yönünden kesinleşmiş olduğundan davalı ...'ın temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz dilekçesinin reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'a geri verilmesine 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy