Davacı (3.kişi) ... Ltd. Şti ile davalılar (alacaklılar) ... A.Ş, ... A.Ş, ... Tic. A.Ş, ..., ... aralarındaki dava hakkında İstanbul Anadolu 6.İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 17.5.2012 gün ve 2011/588 2012/652 karar sayılı hükmün, Dairemizin 1.4.2013 gün 2012/8882 2013/4559 karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı 3.kişi tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2011/595 sayılı takip dosyasından 14.01.2011 tarihinde davacıya ait taşınır malların haczedildiğini belirterek, İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı ve borçlu vekilleri, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, HMK'nun 320/4 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar dairemizin 01.04.2013 tarih 2012/882 Esas ve 2013/4559 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davalı borçlular vekili tarafından anılan bozma kararının hatalı olduğundan bahisle karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda:
Dava, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin yürürlükte olduğu dönemde 20.05.2011’de açılmış, ancak HMK'nun yürürlükte olduğu sırada ilk kez 29.03.2012’de müracaata kalmış, üç aylık yasal süresi içinde yenilenmiş, bundan sonra belirlenen 17.05.2012 tarihli oturuma da davacı tarafın geçerli bir mazeret bildirmeden katılmadığı, hazır bulunan alacaklı vekilini davacı tarafın yokluğunda davayı takip etmediği yönünde açık beyanının bulunduğu görülmüştür. Bunun üzerine 6100 sayılı HMK’nun 320/4.maddesi uygulanarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 320/4. maddesinde “…(4) Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına
2013/12325
2013/11751
karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. “düzenlemesi yer almaktadır. Böylece yeni HMK ile basit yargılama usulüne tabi davalarda davanın müracaata bırakılması sayısını kısıtlayan bir düzenleme getirilmiştir. İstihkak davaları da İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir.
Öte yandan, HMK’nin “Zaman bakımından uygulanma” başlığını taşıyan 448.maddesi; “(1) Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” hükmünü içermektedir.
Bu madde hükmüne göre usul hükümleri, kanunda aksine bir düzenleme getirilmediği takdirde tamamlanmış usul işlemlerine etkili olmayacak, önceki kanuna göre yapılmış ve tamamlanmış olan işlemler geçerliğini koruyacaktır. Buna karşın, tamamlanmamış usul işlemlerine yeni kanun hükümleri uygulanacaktır.
Ayrıca devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural, "derhal yürürlüğe girme" niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır.
Somut olayda ise, dava hernekadar eski yasa döneminde açılmış ise de ilk müracaata bırakılma tarihi 29.03.2012 tarihi HMK'nun yürüyüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra olduğundan ve tamamlanmış bir işlem söz konusu olmadığından mülga 1086 sayılı HUMK’nin yürürlükte olmadığı dönemde aynı yasanın 409.maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla tamamlanmamış işlem bakımından, 6100 sayılı Kanunun uygulanma olanağının bulunduğu açıktır. Bu durumda anılan HMK’nin 320/4.maddesinde belirtilen “işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olma” koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Bu durumda, davanın açılmamış sayılma kararı yerinde olup, dairemizin bozma ilamının maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşıldığıdan karar düzeltim isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 17.05.2012 tarihli mahkeme kararının ONANMASINA, tashihi karar peşin harcın karar düzeltme isteyen davacı (3.kişi)'ye geri verilmesine, aşağıda yazılı 24,30 TL onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 10.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy