MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davacıya ait, davalıya kasko sigortalı aracın meydana gelen yangın sonucu tamamen hasarlandığını belirtip hasar bedeli konusunu sigorta şirketiyle anlaşamadıklarını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 35.000,00 TL’nin davalıya müracaat tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle mahkemenin tespit edeceği sigorta bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının aktif dava ehliyeti olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile davaya konu aracın sigorta bedeli olan 40.754,00 TL’nin davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2013/12549
2013/11686
6100 sayılı HMK’nin 266. maddesi gereğince “mahkeme çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” Kasko sigortası davalarında davalı sigorta şirketi azami teminat limitine kadar gerçek zararı ödemekle yükümlüdür. Gerçek zarar miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir. Somut olayda mahkemece gerçek zararın tesbiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmadan sigorta teminat miktarı kadar tazminata hükmolunmuştur.
Bu durumda mahkemece dava konusu araçla ilgili hasar dosyası getirtilerek İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek hasar konusunda uzman bilirkişiden dava dosyası kapsamı dikkate alınarak, araçta oluşan gerçek zararın tesbiti konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de ; Davacı vekili talebini ıslah etmiş, ancak ıslah harcı yatırılmamış ve ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir. Bu durumda usulüne uygun ıslah olmadığı gözetilmeden yazılı olduğu biçimde talebin aşılması suretiyle hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.