MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın yetki yönünden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile vekalet ücretine ilişkin olarak da davalılardan ... ve ... A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılar ... ve .... ve Tic. ...nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendilerine ait taşınmazları diğer davalılara sattıklarını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili yetki itirazı ile birlikte davanın reddini savunmuş, diğer davalılar vekilleri ise haksız davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile vekalet ücretine ilişkin olarak da davalılardan ... ve ... A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nin 277. ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar ayni değil, şahsi davalardır. Bu nedenle tasarrufun iptali davaları genel yetki kurallarına göre davalının ikametgahı
2013/13441
2013/12087
mahkemesinde görülür (HMK'nin 6.md). Davalılar birden fazla ise dava davalılardan birinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir (HMK'nin 7.md.). Bu durumda davacı, davalılar ile aynı yerde oturuyorlarsa davasını orada, ayrı ayrı yerlerde oturuyorsa seçimlik hakkını kullanarak dilerse borçlunun, dilerse borçlu ile hukuki işlemde bulunan 3.şahsın yerleşim yeri mahkemesinde davasını açabilir.
Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır (HMK.17.md.). Somut olayda davacı bankanın icra takibi davalı ... A.Ş. ile yapılan kredi sözleşmesine dayanmakta olup bu sözleşmede doğabilecek tüm ihtilaflarda İstanbul mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Davanın mahiyeti gereği yetki itirazında bulunan ... Ltd. Şti. ile borçlu şirket arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ve sözleşmenin tarafları tacir olduklarından HMK.nın 17. maddesi uyarınca davanın açıldığı İstanbul mahkemelerinde görülmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece, yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir. Yine davalılar Erdoğan Yenidünya, ... ve ... tarafından yapılmış yetki itirazının olmaması ve davalı şirketlerle aralarında zorunlu dava arkadaşlığının da bulunmaması nedeniyle bu davalılar hakkındaki dava yönünden yetkisizlik kararı verilmesi de doğru bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece, davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar ... ve ... A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ... AŞ ve davalılar ... ve ... A.Ş.'ye geri verilmesine 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.