MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 14.650 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda %100 kusurlu olduğunu belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmişitr.
Davalı duruşmalara katılmadığı gibi davaya yazılı olarakta cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 10.987,50 TL tazminatın 3.8.2007 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi davanın süratle sonuçlandırılabilmesi öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu hakkındaki iddia ve isratların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. 1982 Anayasası'nın 36. ve HMK'nun 27.maddesi uyarınca taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez.
Somut olayda davalı şirkete dava dilekçesi 23.10.2009 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35 maddesine göre ... Beldesi Merkez Mah. Güney Girişi Cad. No:6 ... adresinde
2013/13527
2013/12889
tebliğ edilmiştir. Davalı taraf duruşmalara katılmadığı gibi davaya yazılı olarakta cevap vermemiştir. Mahkeme kararı da aynı adreste yine Tebliğat Kanunu'nun 35.maddesi gereğince 15.10.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi ve ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden verilen cevaplara göre; davalı şirket tarafından 9.2.2009 tarihinde adres değişikliği yapılarak Tepecik Ulus Mah. Kültür Cad. No:125 Büyükçekmece/İstanbul adresinin yeni adres olduğu bildirilmiş, bu husus 8.7.2009 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Dava dilekçesinin tebliğ edildiği tarihte, davalı şirket yukarıda bildirilen yeni adreste faaliyetine devam ettiğinden dava dilekçesinin tebliği usule uygun değildir. Davalı tarafın savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Yine davalı şirket tarafından 8.12.2009 tarihinde yeniden adres değişikliğine gidilmiş, bu kez ... Mah. Nazım Hikmet Bulvarı 1992. Sok. No:83 ... /... adresi şirket merkez adresi olarak ticaret siciline bildirilmiş olup, halen İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünde kayıtlı olan müseccel adresi budur.
Bu nedenle 15.10.2010 tarihinde yapılan karar tebliğide usulüne uygun olmadığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulü ile temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
Mahkemece, davalı tarafa duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, savunmasına ilişkin delillerin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul ve hatası olduğundan yazılı olduğu biçimde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun ve temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy