MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...'ın acentesi olup, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını, davalının başvuru üzerine sigorta tazminatını 2.000,00 TL. eksik ödediğini, ayrıca, 15.000,00 TL. ikame araç bedeli ve hukuksal koruma klozu nedeniyle 2.000,00 TL. vekalet ücreti olmak üzere, toplam 19.000,00 TL.nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, başvuru üzerine hasarın belirlendiğini, zarar bedelinin ödendiğini, ibraname alındığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı acenteci ... hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, davalı sigortacı hakkındaki davanın ise sübut bulmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hukuksal koruma klozunun 3.kişilere karşı meydana gelebilecek hukuki sorumluluklara ilişkin olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.nun 275 (HMK.md.266) ve devamı maddelerine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin dinlenmesi ve rapor alınması gerekir.
Somut olayda, davacıya ait sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar bedelinin ve ikame araç bedeli tazminatı da talep edilmiş olduğundan, bu aracın emsali niteliğinde aynı özelliklere sahip başka bir aracın satın alınması için “gerekli makul sürenin” belirlenerek bu süre içerisinde davacının uğradığı “araç mahrumiyeti” (ikame araç bedeli) zararının tespiti teknik ve özel bilgiyi gerektiren konulardandır.
Buna göre, dosyanın yukarıda açıklandığı üzere seçilecek hasar uzmanı bilirkişiye tevdii ile aracının markası, modeli, yaşı ve hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle, tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse; kazadan önceki 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki sovtaj (hurda) değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının, ayrıca; araç pert ise; davacı aracının emsali niteliğinde aynı özelliklere sahip başka bir aracın satın alınması için (geçecek) gerekli makul sürenin belirlenmesi ve bu süre içerisinde davacı tarafın araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararının tespiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık rapor alınması, oluşabilecek çelişkilerin giderilmesi, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan rapora bağlı kalınıp eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre; davalı acente ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiğine göre, kendisini vekille temsil eden bu davalı lehine AAÜT'nin 7. maddesinin 2. bendi uyarınca, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.