MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Halk (Birlik) Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ... şirketinin müvekkilinin aracının kasko sigortacısı, diğer davalının da sözleşmeyi yapan acente sahibi olduğunu, 05.12.2007 tarihinde gerçekleşen kaza sonucu müvekkilinin aracının onarımı mümkün olmayacak şekilde hasarlandığını, ancak davalıların ödeme yapmaya yanaşmadıklarını ileri sürerek ıslahla birlikte 12.000 TL maddi tazminatın 24.04.2008 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, sigorta poliçesinin satış dolayısıyla kurulduğu andan itibaren geçersiz olacak şekilde iptal edildiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının kaza anında alkollü olması nedeniyle zararın teminat kapsamında olmadığını, ayrıca tazminatın davalı ... şirketinin sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucuna göre; davacının davasının kabulü ile 12.000 TL tazminatın 24.04.2008 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Halk (Birlik) Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedelinin kasko şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat talepleri sigorta ettiren ile sigortacının tarafı olduğu sözleşmeye dayanmakta olup, bu davalar 6762 S.TTK.nun 1268.maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. (6102 S.TTK.md.1420) Bu düzenleme Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.9.maddesinde de açıkça ve aynen yer almaktadır. 6762 S.TTK.nun 1292 ve 1299.maddeleri (6102 S.TTK.md 1446 ve 1427) hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin başlangıcı alacağın muaccel olduğu gün yani sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan 5 günlük ihbar tarihinin son günüdür.
Yukarıdaki açıklanan ilkeler karşısında somut olaya baktığımızda; dava konusu riziko 05.12.2007 tarihinde meydana gelmiş olup zamanaşımı süresi geçtikten sonra davacı vekili 16.09.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talep edilen tazminat miktarını 10.000,00 TL'den 12.000,00 TL'ye yükseltmiş, davalı vekili bu talebe karşı yasal süresinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
O halde; dosya içeriğine göre zamanaşımını kesen veya durduran nedenlerin bulunmadığı da gözetildiğinde mahkemece, davalı vekilinin zamanaşımı def'i dikkate alınarak ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı nedeniyle red kararı vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Halk (Birlik) Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Halk Sigorta A.Ş'ye geri verilmesine 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.