(6183 S. K. m. 24, 25, 28, 30, 31) (2004 S. K. m. 282) (1136 S. K. m. 168)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Kostik Kimya Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin 1999 yılına ait hesap incelemesi sonucu 25/06/2004 tarihi itibariyle tespit edilen 17.800-TL borcun, faal olmaması nedeniyle şirketten tahsil edilemediğini, şirket ortağı olan davalı borçlu C. V. O. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı I. A. İ.'e satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, İstanbul, Maltepe, 1. Bölge, Başıbüyük Mh. 166 ada 10 parselde inşa edilmekte olan binada A blok, 3. kat, 19 No.'lu dubleks meskenin 1/2 hissesinin borçlu tarafından kardeşi olan diğer davalıya danışıklı olarak satıldığı gerekçesiyle tasarrufun iptaline, aynı yerdeki 164 ada 31 parselde inşa edilmekte olan binadaki 1. bodrum kat, 2 Nolu meskenin malikinin davalı olmadığı gerekçesiyle bu taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar C. V. O. ve I. A. İ. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı 3. kişi I. A. İ.'in borçlu C. V. O.'ın kardeşi olmasına, 6183 sayılı Yasanın 28/I-1 bendinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, buna ilaveten davalı Işıl Aylin'in, kardeşi olan borçlu C. V.'ın alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (6183 m. 30) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekilinin, İstanbul, Maltepe, 1. Bölge, Başıbüyük Mahallesinde bulunan 166 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilmekte olan A Blok 3.kat 19 nolu Dublex meskenin 1/2 hissesine ilişkin davacı vekili ile davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Yasada öngörülen iptal koşullarının oluşması halinde, borçlular hakkında yapılmış ve kesinleşmiş icra takibinin bulunması şartıyla 3. kişi yararına yapılan tasarruf tarihine kadar doğmuş olan vergi borcunun ulaştığı miktar ve ferileri ile sınırlı olarak iptale karar verilmesi gerekir. Davacı Hazine, 1999 ve sonrası yıllara ait birikmiş vergi borcu ile gecikme cezası toplamı kamu alacağının tahsiline yönelik olarak dava açmış, davalılar tarafından borç miktarı kabul edilmemiş ve dosyadaki vergi inceleme raporu ile dava dilekçesinde belirtilen değer arasında çelişkiler bulunduğu anlaşılmıştır.
O halde, tasarruf tarihi olan 30/06/2004 gününe kadar doğan ve itiraza uğramadan kesinleşen vergi borcu ve gecikme faizi belirlenmeli, gerekirse bu hususta bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli görüş alınmalı hasıl olacak sonuca göre belirlenen borç miktarı ile sınırlı olmak üzere iptal kararı verilmelidir.
3-Dava, 6183 sayılı AATUHK'nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davalar anılan Yasanın 25. maddesi ile İİK'nun 282. maddesi gereğince borçlu ve onunla hukuki işlemde bulunan 3.kişiler aleyhine açılır. Borçlu ile hukuki işlemde bulunan 3.kişi iptale tabi tasarrufa konu malı 4. kişiye devretmişse, davacı, 4.kişinin kötüniyetli olduğu iddiası ile davasını ona karşı da yöneltebileceği gibi 6183 sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince davalı 3. kişinin dava konusu mal, hak ve değerleri elinden çıkardığı tarihteki bedel ile sorumlu tutulmasını da isteyebilir.
Somut olayda dava konusu 164 ada 31 parselde inşa edilmekte olan binadaki 2 Nolu bağımsız bölümün davalı Işıl Aylin tarafından dava dışı Nuri Hıdır Kaya'ya satıldığı, devamında taşınmazın sırasıyla Murat Kurtlar ve Ersen Tan arasında satış gördüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece 1. bodrum kat, 2 Nolu meskenin davalıya ait olmaması nedeniyle bu taşınmaz hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak 6183 sayılı Kanunun 31. maddesine göre 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü edilen tasarruf ve muamelelerden faydalananlar elde ettiklerini, elden çıkarmışlarsa takdir edilecek bedelini vermeye mecbur olduklarından, mahkemece 2 Nolu bağımsız bölüm için davacı vekiline davanın Nuri Hıdır Kaya, Murat Kurtlar ve Ersen Tan'a yöneltilip yöneltilmeyeceği, yahut bu şahıslar hakkında daha sonra birleştirilmek üzere ayrı bir dava açılıp açılmayacağı, yasal sonuçları bildirilerek sorulmalı, gerekirse kendisine bu hususta süre verilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Dava dışı 3. kişilerin davada taraf haline getirilmesi ve iptal koşullarının bulunduğunun anlaşılması halinde bedele dönüşme söz konusu olacağından, adı geçen taşınmazın satış tarihleri itibariyle değerinin ayrı ayrı tespit edilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de;
Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir. Dava konusu olayda kesinleşmiş borç miktarı belirlenerek, taşınmazların tasarruf tarihindeki değeri ile borç miktarından hangisi az ise bu değer üzerinden harç hesaplanması gerekirken dava dilekçesinde belirtilen miktar esas alınarak hesaplama yapılması,
Yine, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. maddesinde 16/6/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanunun 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin belirtilmiş olması nazara alınmadan davacı ve davalılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalıların temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Maliye Hazinesi vekili ile davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 21.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy