Davacı ... ile davalılar ... mirasçıları; ..., ...,...ve ... aralarındaki dava hakkında, Ortaköy (Aksaray) Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 06.04.2012 gün ve 2005/193-2012/168 sayılı hükmün Dairenin 12.02.2013 gün ve 2012/13496-2013/1389 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup 1086 sayılı HUMK'nin yürürlükte bulunduğu 03.08.2005 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle gider avansı alınmasına yönelik bir düzenleme mevcut değildir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 114/9.maddesinde, gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK.’nun 448. maddesine göre, “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” Aynı Kanunun 450. maddesinde, “(1) 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır.” düzenlemesi mevcuttur.
Anılan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, 6100 Sayılı HMK. hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girecektir.
1086 Sayılı HUMK yürürlükte bulunduğu tarihte açılan davalara ilişkin olarak HUMK'nın hükümlerinin uygulanması istisnai olarak HMK’nın geçici 1. ve 2. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, 6100 Sayılı HMK’nın yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri ile senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmaz. 1086 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde usulüne uygun olarak düzenlenmiş bulunan senetler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra da geçerliliklerini korur.
Dava şartları, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
HMK’nın 115/2. maddesindeki, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder” düzenlemesi gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
HMK’nın 120. maddesinde gider avansı düzenlenmiştir. Buna göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir”.
30.09.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 1. maddesinde, tarifenin amacının dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu açıklanmıştır. Tarifenin 6. maddesinde “Bu Tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120. maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirilir.” düzenlemesi getirilmiştir.
Anılan düzenlemelerden ve dava şartı müessesesinden, gider avansının davanın açılması sırasında alınmasının şart olmadığı, mahkemenin sonradan bu eksikliği kesin süre vererek ikmal ettirebileceği anlaşılmaktadır. Buradan hareketle 1086 sayılı HUMK döneminde açılmış olsa da, istisnai hüküm bulunmaması nedeniyle davanın her aşamasında aranan gider avansı dava şartının HMK’nın 114/g, 115/II. ve 120. maddeleri gereği gözetilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Davanın açıldığı tarihte eksik veya hiç gider alınmamış olsa bile gider avansı dava şartı olmakla hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilebilir. İster gider avansı isterse tamamlama avansı olarak tanımlansın ikmal edilmesi gereken paranın hukuk yargılamasındaki nitelemesi dava şartı olarak gösterilen gider avansıdır. Gider avansının yatırılmaması veya ikmal edilmemesi halinde dava usulden reddedilecektir.
Bunun yanında Kanunun 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir.
324. maddesi gereğince, “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır”.
325. maddeye göre ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”.
HMK’nın 120. maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenlemenin 324. maddedeki delil ikamesi için avans kuralı ile birlikte değerlendirilmesi ve dava şartı olan gider
avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması gerekir. Dolayısı ile delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması zorunludur.
Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı HMK.’un 324. maddesi düzenlemesi karşısında yoktur. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan, örneğin re’sen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.
Bu bakımdan yukarıda açıklandığı üzere, dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması nedeniyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlemeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.
Somut olayda; mahkemece, 16.03.2012 tarihli celsede, "dosyada eksik olan gider avansının tamamlanması için Gider Avansı Tarifesine göre 4 yurt dışı tebligatı için 4X (6+35)= 164 TL, 6 yurt içi tebligatı için tanık, bilirkişi ücreti, keşif harcı, ulaşım gideri olmak üzere toplam 795,55 TL nin HMK nın 120/2.maddesi gereğince iki haftalık kesin süre içersinde davacı tarafça karşılanmasına, kesin süreye uyulmadığı takdirde dava şartı yokluğu ve sonuçlarının oluşacağının ihtarına ( ihtar edildi)" biçiminde ara kararı verilmiş ve duruşma 06.04.2012 gününe ertelenmiştir. Davacı vekili tarafından, iki haftalık kesin süre geçirildikten sonra 05.04.2012 günü 760,00 TL gider avansı yatırılmıştır. Mahkemece, 06.04.2012 günlü son oturumda, gider avansının iki haftalık kesin süre içinde ödenmediği anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
16.03.2012 günlü ara kararında talep edilen giderin, gider avansı veya delil ikamesi avansı olup olmadığı denetlenememektedir. Zira yukarıda açıklandığı gibi gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı, dava şartı olarak nitelendirilemeyecektir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması, davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraf belirtilen süre içinde delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır. Mahkeme, dava şartı olarak belirlediği gider avansına yönelik ara kararında, gider avansını oluşturan harç, tebligat gideri gibi gider gerektiren işlemleri kalem kalem açıklamalı, her kalemin miktarını ayrı ayrı göstermeli, dava şartına yönelik gider avansı ile ilgili olarak verilen kesin sürede yatırılmasının sonuçlarını da duruşma zaptına açıkca yazmalıdır. Ayrıca bu avans dışında delil ikamesine yönelik avans isteniyor ise HMK'nın 115.maddesine göre değil, 324.maddesine göre işlem yapmalıdır.
Açıklanan nedenler karşısında; mahkemece, 6100 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesi ile birlikte yasanın 120/1.maddesi yorumuna uygun şekilde davacı tarafa eksik gider avansını depo etmek üzere süre verilmesi, ikmal edilmemesi halinde ise yasanın 120/2.maddesi hükümlerinin uygulanması gerekirken, yedi yıl öncesi açılan, mahkemenin henüz taraf teşkilini dahi sağlamadığı, kaldı ki kesin sürenin verildiği oturumun ertelendiği 06.04.2012 gününe kadar da kesin süreye konu gider avansının yatırıldığı davada, HMK'nun 120/1 maddesi hükmü göz ardı edilerek HMK'nun 120/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden davanın reddedilmesi, 6100 sayılı HMK' nun amacına aykırıdır.
Bu durumda mahkemece, yazılı şekilde uygulama yapılmadan soyut kesin süre verilerek, bu sürede gider avansının yatırılmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmişse de Dairemizce yerel mahkeme kararı onanmış olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.02.2013 gün ve 2012/13496-2013/1389 sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.02.2013 gün ve 2012/13496-2013/1389 sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcın ve tashihi karar peşin harcın karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Full & Egal Universal Law Academy