Davacı 3.kişi...ile davalı alacaklı ... aralarındaki dava hakkında Edirne İcra Hukuk Mahkemesi’nden verilen 15.3.2012 gün ve 2011/192 2012/79 Esas ve Karar sayılı hükmün, Daire’nin 23.5.2013 gün ve 2012/5852 2013/7573 Esas ve Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davalı alacaklı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Ankara 24.İcra Müdürlüğünün 2010/9911 sayılı takip dosyasından, davacıya ait ev eşyalarının 21.03.2011 tarihinde haczedildiğini belirterek İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı, haksız açılan davanın reddini savunmuştur,
Mahkemenin, davanın kabulüne dair kararı dairemizin 25.03.2013 tarih 2012/5852 Esas ve 2013/7573 Karar sayılı ilamı ile davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, davacı 3.kişi vekili tarafından anılan kararın hatalı olduğundan bahisle karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda:
Davacı 3.kişinin istihkak iddiası üzerine İİK'nun 97.maddesindeki prosedür işletilmiş ve İcra Mahkemesinin takibin devamı ve davanın 7 gün içerisinde dava açmak üzere süre verilmesine ilişkin kararı davacı 3.kişiye 22.04.2011'de tebliğ edilmiş ve dava 7 gün içerisinde 29.04.2012 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip dayanağı borç 11.12.2003 tarihinde açılan davadan kaynaklanan ilamlı alacak olup takip, 04.07.2010 tarihinde başlamış, davacı 3.kişi borçlu eşinden bu tarihlerden sonra anlaşmalı olarak 21.02.2011 tarihinde boşanmıştır. Borcun doğumundan sonra aynı gün açılarak karar verilen ve kesinleştirilen boşanma ilamı mal kaçırma amacına yönelik olduğundan alacaklı yönünden hüküm ifade etmeyecektir. Davacı 3.kişi hacizli ev eşyalarına ilişkin olarak bir mülkiyet belgesinide ibraz etmemiştir.
Bu durumda, davanın reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davacı 3.kişinin karar düzeltme isteğinin kısmen kabulü ile dairemiz kararının gerekçesinin belirtilen şekilde değiştirilerek mahkeme kararının esastan bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler karar düzeltme isteğinin kısmen kabulü ile dairemiz karar gerekçesinin belirtilen şekilde düzeltilmesine, 15.03.2012 tarihli mahkeme kararının BOZULMASINA 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy