MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı (alacaklı) tarafından borçlu aleyhine Alanya 2.İcra Müdürlüğünün 2010/9569 sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, ... plakalı araç üzerine aracın trafik kaydındaki ortaklık şerhinden yararlanılarak haciz konulduğunu, oysa; davacı 3.kişi ile takip borçlusu İbrahim arasındaki ortaklığın (adi ortaklık) 28.1.2010 tarihli Noter Fesihnamesi ile sonlandırıldığını, fesihnameye göre dava konusu aracın davacıya bırakıldığını, borçlunun bir hakkının kalmadığını, alacaklı ile borçlu arasındaki takibin de muvazaalı olduğunu ileri sürerek, araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı), takibin borçluya verdiği borç paradan kaynaklandığını, muvazaalı olmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
Davalı (borçlu) vekili, aracın trafikte 1/2 şeklinde müşterek hisse görünse de 28.1.2010 tarihli fesihnameye göre dava konusu aracın tamamen müvekkiline bırakıldığını, aracın kredi taksitlerini de müvekkilinin ödediğini ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, noterden düzenlenen fesihnameye göre, ortaklıktaki her türlü mal ve menkullerin davacı ...'a ait olacağının belirtildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu aracın davacı 3.kişiye ait olduğunun tespitine ve üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (borçlu) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki Adi Ortaklık Sözleşmesi 23.9.2008 tarihinde yapıldığı gibi, dava konusu mahcuz araç trafik sicilde anılan bu ortaklık sözleşmesinden önce 27.12.2007 tarihli satış faturasına dayalı olarak ve müşterek hisse (½) itibariyle 02.1.2008 tarihinde davacı 3.kişi ve borçlu adına tescil edilmiştir.
Öte yandan, davacı 3.kişi ve borçlu arasındaki adi ortaklığın sonlandırılmasına dair 28.1.2010 tarihli Fesihnamede dava konusu aracın kime bırakıldığı yönünden bir açıklık bulunmadığı gibi, davacı 3.kişi tarafından aracın trafik kaydındaki ortaklık şerhinin kaldırılması talebiyle Alanya 4.Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı borçlu aleyhine açılmış olan davanın yargılaması sonunda, 26.10.2011 gün, 2010/741 E. ve 2011/626 K. sayılı kararla davanın reddine karar verildiği ve hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği de anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, davacı 3.kişinin dava konusu mahcuz araç üzerinde takip konusu borcun doğumundan çok önceki tarihten itibaren borçlu ile müştereken pay sahibi olduğu hususu göz önünde bulundurularak ve davacı 3.kişinin payı ile sınırlı olarak haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (borçlu) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı borçluya geri verilmesine 27.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.