MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş davalı ... vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 19.02.2013 Salı günü davacılar vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldi. Davalı ... Sigorta AŞ tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar ve davalı ... vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın sebebiyet verdiği kazada yaralandıklarını, müvekkillerinden ... 'ın daimi maluliyete uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 500 TL maddi, 5.000 TL manevi, davacı ... için 2.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 27.07.2009 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... için maddi tazminat taleplerini 78.143,10 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde, öncelikle yetki ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, manevi tazminat talepleri yönünden sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunmuş, kazada asıl kusurun davacıda olduğunu, talep edilen tazminatların ise fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile davacı ...için 500 TL maddi tazminatın olay tarihinden, 77.463,10 TL maddi tazminatın ıslah tarihinden, davacı ... için 5.000 TL, davacı ... için 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, ayrıca davacının katılan sıfatının bulunduğu ceza davasının ıslah tarihinde halen derdest bulunması ve ıslahın zamanaşımı süresi dolmadan yapılmış olmasına göre davalı ... vekili ve davalı ... şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece benimsenerek hükme esas alınan 11.11.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda, sürekli işgöremezlik zararı, davacının aktif döneminin sona erdiği 2022 yılına kadar almakta olduğu maaş, ek ders ücreti üzerinden hesaplanmıştır. Oysa davacı 22.3.2010 tarihinde emekliye ayrılmıştır. Bu halde davacı zararının, emekliye ayrıldığı tarihe kadar olan dönem için sürekli ve düzenlilik arz eden maaş ve ek ders ücretine göre, pasif dönem için ise asgari ücrete göre belirlenmesi, bu hususta bilirkişiler kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Hakim, manevi tazminata Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, özel durumları göz önünde tutarak adalete uygun olarak hükmeder. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu durumda hükmedilen manevi tazminat miktarı, somut olayın özellikleri, kaza tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana gelmesindeki etkiler gibi hususlar birarada değerlendirilerek belirlenmelidir.
Somut olayda; ... Devlet Hastanesi'nin 11.08.2003 tarihli kesin raporuna göre, davacı ... hayati tehlike geçirmeyecek ve üç gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralanmıştır. Davacının yaralanması ve kaza tarihine göre, davacı ... için mahkemece hükmedilen manevi tazminat fazladır.
4-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A.3.maddesinin (e) bendi gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışındadır. Hal böyle iken, davacının manevi tazminat talebi yönünden davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, manevi tazminat talebinin kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
5-Davalı ... şirketi kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK.nun 99/1.maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Mahkemece anılan düzenleme uyarınca, davalı ... şirketine yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığı araştırılarak davadan önce temerrüde düştüğünün kanıtlanması halinde temerrüt tarihinden, aksi halde dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru olmamıştır.
Kabule göre de;
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın A.1. maddesine göre; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." Davalı ... şirketi, poliçe gereği kişi başına azami 30.000 TL tazminat ödemekle yükümlüdür. O halde, davalı ... şirketinin poliçe limiti kadar sorumlu olduğu belirtilmek suretiyle maddi tazminata hükmetmek gerekirken, bu hususa riayet edilmeksizin hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yine kabule göre;
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.2 maddesi 5.fıkrası uyarınca, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlüdür. Hükmedilen tazminatın poliçe limitini geçmesi nedeniyle, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden davalı ... şirketini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde sorumlu tutmak gerekirken, yine bu husus hiç belirtilmeksizin karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın anılan nedenlerden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'e verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... Sigorrta AŞ yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 05.03.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy