MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit ve ödeme emrinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili aleyhine 506 Sayılı Yasa'nın 80. maddesi uyarınca prim borç ve gecikme zammı ve temerrüt faizi tahakkuk ettirilerek ödeme emri gönderildiğini, ancak takibe konulan borcun zamanaşımına uğradığını belirterek, davacının borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 5510 ayılı Yasa'nın 88. maddesi uyarınca iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildikten sonra, bu kararın kesinleşmesine müteakkip, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istenmediğinden 13.11.2012 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalı vekilince 27.11.2012 tarihinde vekalet ücreti konusunda karar verilmesi talebiyle mahkemeye dilekçe verilmiş, ancak mahkemece bu hususta herhangi bir karar verilmeden, davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar, davalı vekilince 30.11.2012 tarihli dilekçe ile vekalet ücreti bakımından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/I. Maddesinde “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu
mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” düzenlemesine yer verilmiş, aynı yasa'nın 331/II. Maddesinde ise görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, ancak böyle bir karardan sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş olması halinde, talep üzerine davanın açıldığı mahkemece dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği belirtilmiştir.”
Somut olayda, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen 13.11.2012 tarihli ek karardan sonra, davalı vekilince vekalet ücretine hükmedilmesi maksadıyla yapılan 27.11.2012 tarihli dilekçe uyarınca, ek kararın kesinleşmesi üzerine mahkemece yargılama giderleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, halihazırda bu konuda verilmiş bir karar olmamasına rağmen dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Bu aşamada temyiz koşulları bulunmayan dosyanın mahalline GÖNDERİLMESİNE, 14.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.