MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davalı ... yönünden mahkemenin görevsizliğine, diğer davalılar yönünden davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkiline ait araca, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, kazanın meydana gelmesine yolda bulunan çukurun neden olduğunu belirterek 7.212,43 TL tamir bedelinin tüm davalılardan, 1.000,00 TL değer kaybının davalı ... dışındaki davalılardan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı ... yönünden açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusursuz olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalılar ..., ... ve Ergo Sigorta AŞ'ye yönelik davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... aleyhindeki tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Anayasa'nın 36. maddesinde " Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi ile ispat hakkı güvence altına alınmıştır.
Bununla birlikte, 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesinde, davanın taraflarının hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtilmiş olup ispat hakkı da hukuki dinlenilme hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.
Davanın taraflarının, usûl hukuku hükümlerine aykırı olarak ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün hızlı seyretmesinin etkili olduğunu ileri sürerek delil listesinde görgü tanığı olarak tanık ...'u bildirmiştir. Bu durumda mahkemece, davacı tarafa tanığını dinletmesi hususunda usulüne uygun mehil verilerek dinletmesi imkanı sağlanması ve tanık beyanının diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken davacı tanığı dinlenmeden karar verilerek davacının hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... Başkanlığına yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer davalılara yönelik davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06/05/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.