MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline kaskolu araçla, davalıların sürücüsü, maliki ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu müvekkiline sigortalı aracın hasarlandığını ve müvekkilinin sigortalısına 23.08.2006 tarihinde 19.500 TL ödemek durumunda kaldığını ileri sürerek ödenen 19.500 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini savunmuş, diğer davalılar vekili de özetle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 17.000 TL hasar bedelinin (11.250 TL'sinden davalı ... sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10.007 TL'sine 23.08.2006, 6.993 TL'sine 29.08.2006 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, özellikle davanın zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olmasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ..., aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olup, aleyhine zorunlu mali mesuliyet sigortası sorumluluk haddinin üzerinde kalan 11.250 TL yönünden tazminata hükmedilmiştir. Oysa dava toplam 17.000 TL üzerinden kabul edilmiş olup, davalı ... yönünden kısmen kabul sözkonusudur. Hal böyle olunca, davalı ... şirketinin davalı tarafa düşen yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinden, hakkında kabul edilen kısmın toplam hükmedilen tazminata oranında sorumlu tutulması gerekirken, tümünden diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumluluğuna hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 2. bendinin sonuna "davalı ... yönünden kabul edilen kısım nazara alınarak davalı ... şirketinin 494 TL ile sınırlı sorumlu olmasına" tümcesinin, 3. bendinin sonuna "davalı ... yönünden kabul edilen kısım nazara alınarak davalı ... şirketinin 1.350 TL ile sınırlı sorumlu olmasına" tümcesinin, 6. bendinin sonuna "davalı ... yönünden kabul edilen kısım nazara alınarak davalı ... şirketinin 681,58 TL ile sınırlı sorumlu olmasına" tümcesinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... AŞ'ye geri verilmesine 7.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy