MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin babası ...’in kullandığı ve anneleri ... 'nin içinde yolcu olarak bulunduğu aracın davalı ...’in sürücüsü olduğu ve davalı ... Sigortaya ZMSS poliçesi ile sigortalı araç ile davalı ...'un sürücüsü, davalı ... Müdürlüğünün işleteni olduğu ve davalı ...'ya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacıların anne ve babasının vefat ettiğini belirterek 500 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ıslahla artırılmış haliyle 1.300 TL cenaze ve defin gideri ile her bir davacı için 12.500'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta ve ... Sigorta vekili, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili ve davalı ... vekili, kazada kusurunun bulunmadığını ve talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili de kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davalı ...'in %75, davalı ...'un %25 kusuruna dayanarak 1.300 TL cenaze giderinin davalılardan tahsiline, davacılar için 10.000'er TL manevi tazminatın davalılar ...,... 'dan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... Müdürülüğü vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekili ve davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından manevi tazminatın tahsili talep edilirken sürücülerin kusuruna göre tahsili ,istenmiş olup, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Talebe göre davalı ...'un hükmedilen manevi tazminattan kusuru olan %25 oranında sorumlu tutulması gerekirken tamamından sorumlu tutulması isabetli olmamıştır.
3-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı ... kaza tarihi itibariyle 42, davacı ... ise 39 yaşındadır. Adı geçen davacıların dul olup tüm bakım ve gözetimlerinin müteveffa anne babaları tarafından karşılandığı iddiasıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş, mahkemece davacıların destek alacağı bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmayıp, öncelikle adı geçen davacılar ve murislerinin kaza tarihinden önceki döneme ilişkin sosyal ve mali durumlarının ayrıntılı olarak araştırılması, davacıların anne babalarının bakımına muhtaç olup olmadıkları, çalışmaya ve kendi geçimlerini sağlamaya engel bir hallerinin bulunup bulunmadığı, başkaca gelir kaynakları olup olmadığı, bakmakla yükümlü oldukları kimse bulunup bulunmadığının araştırılması, gerekirse tanıkların yeniden dinlenerek müteveffaların destek olup olmadıkları hususunun tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile talebin tümden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de, kabul edilen manevi tazminat miktarları üzerinden davacıların her biri lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken toplam tazminat miktarı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi, reddedilen manevi tazminat yönünden davalıların her biri lehine 400'er TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.200'er TL vekalet ücretine hükmedilmesi, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinde de davalılar lehine 400 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalılar lehine ayrı ayrı 400'er TL vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir. Diğer yandan gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davacılar tarafından dava açılırken yatırılmış olan peşin harcın tahsiline karar verilmemesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekili ve davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.800,05 TL kalan harcın
temyiz eden davalı ...'tan alınmasına, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalı ...'den harç alınmamasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ve davacılara geri verilmesine 10.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.