MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 12.11.2012 gün, 2012/1046-14 Esas, 2012/625 Karar sayılı kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı başvuru dilekçesinde, davacının desteğinin davalıya zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsü olarak aracı sevki sırasında meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 42.000,00.-TL destek tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesiyle arttırmıştır.
Davalı ...Ş. vekili, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuruyla meydana gelen kaza sonucu davacıların tazminat talep etme haklarının bulunmadığını, davacıların 3. kişi sayılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonunca, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; talebin kabulüyle 101.326,00.-TL destek tazminatının 42.000,00.-TL'sinin temerrüt tarihi olan 25.06.2012 tarihinden bakiye kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Açıklanan bu ilke ve alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. Zira, davalı ... şirketleri ile davacı arasındaki hukuki ilişkin sözleşme ilişkisi değildir. Borcun nedeni haksız eylemdir. Yukarıda anılan hükümlere göre davalı ... bakımından temerrüt faizinin başlangıcını oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan, zarar miktarı değil, kazanın ihbar edilmesidir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Bu itibarla, sigorta şirketine başvuru yapılması veya dava açılmasıyla, kaza, davalı ... şirketlerine ihbar edilmiş olacağından, anılan hükümlerde öngörülen koşullar yerine getirilmiş olacaktır. O halde mahkemece 25.06.2012 tarihinde temerrütün gerçekleştiği kabul edilmiş olması bakımından, bu tarihten itibaren faizin işletilmesi yönünde karar verilmesi gerekirken ıslah edilen miktara ıslah tarihinden faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
2-Ayrıca 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. maddesi “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir” hükmünü, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin “Tahkimde Ücret” başlıklı 16. maddesi ise “Hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda da bu Tarife hükümleri uygulanır” hükmünü içermektedir. Davacının talebi yönünden tam kabul sözkonusu olduğu ve SK'nın 30/17. maddesinin kısmen veya tamamen reddedilen talep bakımından davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 12. maddesi gereğince tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Ne var ki, yukarıda (1 ve 2) numaralı bentlerde belirtilen nedenler bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1 ve 2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 12.11.2012 gün, 2012/1046-14 Esas, 2012/625 sayılı kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “toplam alacağın 42.000,00.-TL'nin 25.06.2012 tarihinden itibaren, 59.326,00.-TL'nin ise ıslah tarihi olan 06.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (değişen oranların uygulanmasına) “ ibaresinin çıkartılarak yerine “temerrüt tarihi olan 25.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile” ibaresinin yazılmasına, 5. bendindeki “2.031,2.-TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “10.156,08.-TL ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.