MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araç ile davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarpışması sonucu araçta maddi hasarın meydana geldiğini, karşı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilin memuriyet görevi nedeniyle kaza sonrası aracın Karaman'a taşıyıcılar vasıtasıyla götürülmek zorunda kaldığını, ayrıca aracında meydan gelen toplam hasar ve zararın ve yapılacak giderlerin tespiti için Konya 4. Sulh hukuk mahkemesince araçtaki hasarın 11.450 TL dolaylarında zarar ve hasar olduğu tespit edildiğini, müvekilinin en son aracı kazalı olarak çok düşük bir meblağa satmak zorunda kaldığını, büyük zarara uğradığını belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak 8.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının kazada kusurlu olduğunu, araçta sadece kaza nedeniyle değil taşınma sırasındada hasar meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüyle 6.487,50- TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi
tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dava,trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesinin 12/2 maddesi uyarınca ise asıl alacak miktarı 3.333,33 TL'ye kadar olan davalarda avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret olduğu ön görülmüştür. Somut olayda davalılar yönünden aynı sebeple davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalılar yararına 400,00- TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 200,00-TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün vekalet ücreti yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 7.bendindeki “200,00 Tl” vekalet ücreti ibaresinin çıkarılarak “400,00 TL” yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 21.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.