MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın geri manevra yaptığı esnada yaya olan müvekkiline çarparak kalça kemiğinin kırılması suretiyle yaralanmasına neden olduğunu, müvekkilinin özel hastanede ameliyat olduğunu, yedi ay yatalak kaldığını, 17.905,50 TL hastane masrafını kendisinin ödediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 17.905,50 TL maddi tazminatın fatura tarihinden, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12/10/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 23.831,64 TL tedavi gideri, 5.600,00 TL bakıcı ücreti olmak üzere toplam 29.431,64 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında ve teminat limitiyle sınırlı olduğunu, 6111 sayılı yasa gereği tedavi giderlerinden SGK'nun sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., aracı iki yıl önce haricen sattığını bildirmiştir.
Davalı ... , davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, 29.431,64 TL maddi tazminatın davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline ( 96,89 TL'si için 10.10.2008 gününden itibaren, 17.808,66 TL'si için 29.9.2008 gününden itibaren, 5.926,14 TL'si için 01.10.2010 gününden itibaren ve 5.600,00 TL'si için 22.4.2009 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte), 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine, davalı ... şirketine yönelik dava yönünden 6111 sayılı yasanın geçici 1. maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin yaralanması nedeniyle 17.905,50 TL hastane masrafı yaptığını belirterek sonuç kısmında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 17.905,50 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Hâl böyleyken, davacı vekili sunduğu 12/10/2010 tarihli ıslah dilekçesinde, tedavi giderlerine ilişkin taleplerini artırdıklarını ayrıca bakıcı gideri olarak 5.600,00 TL talep ettiklerini bildirmiş, mahkemece ıslah dilekçesi esas alınarak hüküm kurulmuştur. Islah edilen dava, ıslah edilmiş şekliyle ıslahtan önceki davanın devamı niteliğindedir. Dava dilekçesinde hiç talep edilmeyen hususun ıslah yoluyla talep edilemeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekilinin temyizine gelince;
25/02/2011 tarihinde yürürlüğü giren ve 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere
bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" ve Yasanın geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır, sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal Güvenlik Kurumu'na" geçtiğinden eldeki davada yasal hasım "Sosyal Güvenlik Kurumu" olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, "Sosyal Güvenlik Kurumu" davaya dahil edilmeli, tarafların delilleri toplanmalı, davacı tarafından talep edilen 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalılar ... ve ...'a geri verilmesine 18.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy