MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı aracının sebebiyet verdiği trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasarlandığını ve araçta değer kaybı olduğunu, tespit raporuna göre 3.640 TL hasar ve %5 oranında değer kaybı zararının bulunduğunu belirterek şimdilik 2.850 TL hasar bedeli ile 250 TL değer kaybı olmak üzere toplam 3.100 TL'nın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, kusur oranını, hasar miktarını kabul etmediğini, davacının olayda kusurlu olduğunu, davacı tarafça yaptırılan tespit raporunu kabul etmediğini, müvekkiline ait araçta kaza sonucu meydana gelen hasarın kasko sigortasınca karşılandığını, ancak karşılanmayan şimdilik 300 TL değer kaybı zararının bulunduğunu belirterek asıl davanın reddine, karşılık davanın kabulü ile 300 TL değer kaybının kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile 2.800 TL tazminatın (3.400 TL hasar, 100 TL değer kaybı toplamı 3.500 TL'nın %80'i) dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın kısmen kabulü ile 80 TL değer kaybı (400 TL'nın %20'si) zararının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışın-
da kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve karşılık davalar, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 26.maddesi hükmü gereğince "hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir".
Somut olayda, davacı ... vekili, davaya konu kaza nedeniyle şimdilik müvekkiline ait araçta meydana gelen, 2.850 TL hasar bedeli ile 250 TL değer kaybı olmak üzere toplam 3.100 TL'nın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Kusur ve hasar yönünden hükme esas alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında, olayda davacının %20, davalının %80 oranında kusurlu oldukları, davacı aracında bu kaza nedeniyle 3.400 TL hasar bedeli, 100 TL değer kaybı zararı olduğu belirtilmiştir. Davacı taraf ıslah yolu ile talebini artırmamıştır. Bilirkişi raporunda belirtilen hasar bedeli, davacı tarafın talebinden fazladır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak 2.850 TL hasar bedeli ve 100 TL değer kaybı toplamı 2.950 TL'nın davalıya izafe edilen %80 kusur oranına isabet eden 2.360 TL tazminata karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda tesbit edilen 3.400 TL hasar bedeli ile 100 TL değer kaybı toplamı üzerinden, kusur indirimi yapılarak gizli talep aşımına sebep olacak şekilde davalı ... 'ın 2.800 TL tazminattan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyize gelen taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı ... 'a geri verilmesine 16.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.