MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin kendi aracı ile seyir halinde iken yol yapım çalışması yapılan yerde gerekli uyarıcı işaretlemelerin yapılmamış ve tedbirlerin alınmamış olması nedeniyle kaza yaptığını, aracının hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kaza tespit tutanağına göre davacının kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğunu, ayrıca hasarla ilgili müvekkil kurumun bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... İnşaat Tic.Ltd.Şti. vekili, müvekkil şirketin yol üzerinde gerekli tüm tedbirleri almış olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket yönünden davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, 5.269,52 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davalı ... İnşaat Tic.Ltd.Şti. vekiline, 22/12/2011 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK.’nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal
süre geçirildikten sonra, 09/01/2012 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı vekilinin süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyizine gelince;
Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı ..., kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Olay idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan, zararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 2. bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesi hükmü uyarınca, idare aleyhine idari yargı yerinde tam yargı davası olarak açılması gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen dikkate alınması zorunludur.
Bu durumda mahkemece, davalı ... yönünden dava dilekçesinin yargı yolu (görev) bakımından reddi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İnşaat Tic.Ltd.Şti. vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...
İnşaat Tic.Ltd.Şti.'ye geri verilmesine 18/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy