MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 7.000 TL'nın 4.11.2009 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sürücü değişikliği yapıldığını, aracın dava dışı alkollü şahsın yönetiminde iken kaza yaptığını, bunun kaza tespit tutanağı ve araştırma raporu ile sabit olduğunu, trafik görevlileri olay yerine gittiğinde çekicinin de orada hazır olduğunu, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini, hasar miktarının fahiş ve teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.354,84 TL'nın 4.11.2009 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak, davalı sigortalı tarafından davacı ... şirketi aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bu tür davalarda taraflar arasındaki ilişki TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından ve bu türlü sözleşmeler TTK'nin 3 ve 4.mad-
deleri gereğince ticari işlerden olduğundan talep halinde ticari temerrüt faizine hükmedilmelidir.
Somut olayda davacı vekili, dava dilekçesinde sigorta tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin talebi de gözönünde bulundurularak avans faizine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yasal faize hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK'nin 438/7.maddesi hükmü gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı "davanın kısmen kabulü ile 5.354,84 TL'nın 04.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek" ibarelerinden sonra gelen "yasal faizi ile" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "avans faizi ile" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 285,79 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.