MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın 01.09.2009 tarihinde sebebiyet verdiği tek taraflı trafik kazası sonucunda bu araç içinde yolcu olan, müvekkillerinden ...’ın % 99 oranında kazanma günü kaybettiğini, adı geçen davacının eşi ve çocukları olan diğer davacıların da onun desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek davacı ... için sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve tedavi giderleri nedeniyle de 2.000,00 TL tazminat, diğer davacılar için de 1.000,00 er TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacılar vekili, yargılama sırasında bilirkişi raporunun alınmasından sonra 03.06.2011 günlü ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini artırmış ve sonuçta sürekli iş göremezlik nedeniyle 150.000,00 TL, tedavi giderleri için de 6.805,49 TL tazminat istenmiştir.
Davalı vekili ise, trafik sigorta poliçesi teminat limitinin sakatlık halinde 150.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, tedavi giderlerinin 6111 sayılı Yasa gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasından önce temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ... şirketinin sigorta poliçesi teminat limiti olan 150.000,00 TL'sı ile sınırlı sorumlu olacağı belirtilerek davacının sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle toplam 150.000,00 TL ve tedavi giderleri için 6.805,49 TL'sı tazminatın temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle sürekli işgöremezlik ve tedavi gideri istemine ilişkindir.
a)Mahkemece hükme esas alınan, İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 01.10.2010 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporu’nda, davacının, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 99 olduğu belirtilmiştir. Ancak, bu rapor, karar vermeye elverişli değildir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; çalışmakta iken sakat kalan davacının uğradığı maddi zararın hesaplanmasında, uğradığı sakatlık oranı değil, bu sakatlık nedeniyle ortaya çıkan iş göremezlik, diğer anlatımla, çalışma ve kazanma gücündeki kayıp oranı esas alınmalıdır. Bu durumda mahkemece, davacının tüm raporları eklenerek Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu’ndan, SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğünde öngörülen kriterlere göre, zararın hesaplanmasına temel oluşturulacak kazaya bağlı iş göremezlik (maluliyet) oranı hususunda rapor alınıp, davacının kazaya bağlı işgücü kaybı oranı usulüne uygun olarak belirlendikten sonra, tazminat hesabı için aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor alınması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, kazanılmış haklar da dikkate alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda adı geçen tüzüğe uygun olmayan ve denetime elverişsiz hastane raporuna dayanılarak ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
b)Sigorta ettiren, zarar görenlere karşı hangi oranda faiz ödemesi gerekiyor ise, onun hukuksal sorumluluğunu KTK.’nun 91/1. ve 85/1. maddesi uyarınca üzerine alan trafik sigortacısının da aynı oranda faiz ödemesi gerekir.
Somut olayda, davalıya sigortalı araç işleteni tacir olmayıp aracı da özel araç niteliğinde bulunduğundan, haksız eyleminin de TTK.’nun 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre, tazminata yasal faiz uygulanması gerekirken, ticari faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
c)Davacının maddi tazminat istemi içinde tedavi giderleri de bulunmaktadır. Mahkemece, tedavi giderlerine ilişkin istemin kabulüne karar verilmiştir. Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir.. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal Güvenlik Kurumu'na" geçtiğinden eldeki davada yasal hasmın "Sosyal Güvenlik Kurumu" olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, "Sosyal Güvenlik Kurumu"nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenerek 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2/a,b ve c)) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... A.Ş yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma nedenlerine göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalıya geri verilmesine 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.