MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı, ... 'ın işleteni olduğu aracı ile davalıların işleten ve sürücüsü oldukları araç arasında meydana gelen kaza sonucu ...'ın aracında meydana gelen 9.250 TL hasar bedelinin ödendiğini, olayda davalı ...'nun asli kusurlu olduğunu, ihtara rağmen davalıların hasarı ödemediğini belirterek 9.250 TL'nın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı ..., karşı araçta 4.500 TL tutarında hasar meydana geldiğini, herkesin kendi aracının hasarını karşılaması konusunda anlaştıklarını, ...'ın gizlice aracının sigortasından yararlanarak fazlasıyla hasar miktarını tazmin ettiğini, hasar miktarını kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, ZMSS sözleşmesine dayanılarak, davacı şirkete trafik sigortalı aracın sürücüsü ve sigortalı aleyhine açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nin 95/2.maddesi uyarınca, sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller, sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir.
Somut olayda, sigorta konusu araç ehliyetnamesiz sürücü ... yönetiminde iken trafik kazasına karışmıştır. KTK'nin 95 ve ZMSS Genel Şartlarının 4/c maddesine göre, davacı ... ancak kendi akidi olan sigorta ettiren ...'a sürücünün kusuru oranında rücu edebilir. Ancak sigortacının mevcut düzenlemeler uyarınca akidi olmayan ehliyetsiz sürücü ... aleyhinde dava açması doğru değildir. Bu durumda mahkemece davalı ... hakkındaki davanın sıfat yokluğu (husumet) nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davacı sigortacının, davalılar hakkında kusura dayanarak rücuen tazminat davası açtığı, kusura dayanılarak sigortalı ve sürücü hakkında dava açılamayacağı, bunun rücu sebebi olmadığı gerekçesiyle davalı sürücü hakkındaki davanın reddi isabetli değil ise de sonucu itibariyle sürücü aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi doğru olduğundan davacı vekilinin davalı ...'na yönelik temyiz itirazlarının reddine ve ... yönünden kurulan kararın, gerekçesi bu şekilde değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin, diğer davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı ...'a ait araç, davacı nezdinde trafik sigortalıdır. Sigortalı araç diğer davalı ... yönetiminde iken trafik kazasına karışmış ve kazada hasarlanan 3.kişiye ait araçta meydana gelen 9.250 TL hasar bedeli, davacı tarafından ödenmiştir. Davalı sürücü ...'nun sürücü belgesi bulunmamaktadır. Bu husus dosyada mevcut ekspertiz raporu, kaza tutanağı ve Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığından alınan rapor içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. Yine dosya içine alınan, davacı tarafından aynı olay sebebiyle, aynı sebebe dayanılarak davalılar hakkında, mahkemenin 2008/288 Esas 2009/512 Karar sayılı dosyasında açılan ve davacı tarafından takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilen dosya kapsamından da davacının, sürücünün ehliyetsiz olması sebebine dayanarak rücuen tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinden, sanki olayda zarar gören ve hasarını tazmin ettiği 3.kişiye ait araç müvekkiline sigortalı imiş ve davalılar karşı aracın işleteni ile sürücüsüymüş gibi davalıların olayda asli kusurlu olduğuna dayanılarak dava açılmış gibi anlam çıkarılabiliyorsada; dosya
kapsamından sigortalı ile sürücü aleyhinde ehliyetsiz araç kullanılması sebebiyle rücuen tazminat davası açıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki dava dilekçesinin anlaşılır olmaması, dava sebebinin dayanağının anlaşılamaması halinde davacı vekilinden dilekçesini açıklaması da istenebilir.
Bu durumda mahkemece, davacı vekiline dava dilekçesini açıklaması, hangi sebeple sigortalıdan rücuen tazminat istediği hususunun sorulması gerekirken bu yapılmadığı gibi dosya kapsamından davacı tarafın sigortalı aracın ehliyetsiz sürücü tarafından kullanılması sebebiyle bu davayı açtığı belli olduğundan; işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi, davacının kusura dayanarak bu davayı açtığı bundan başka rücu sebebi bildirmediği, sigortalının kusurlu olmasının rücu sebebi olmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı sürücü hakkındaki temyiz itirazının reddi ile davalı ... hakkındaki davanın reddine dair hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı... Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı ... yönünden BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın mahsubuna 9.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.