MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkil şirkete kasko sigortalı araca davalılar tarafından 15/03/2004 tarihinde taş atmak suretiyle zarar verildiğini, müvekkilinin zarar nedeniyle 5.460,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, 5.460,00 TL’nin 17/03/2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını, tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 4.700 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, kararı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Somut uyuşmazlıkta, davacıya kasko sigortalı araçta, 15/03/2004 tarihinde davalılar tarafından taş atılması nedeniyle 5.460,00 TL tutarında hasar meydana geldiği, hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, davalıların zarardan sorumlu olduğu iddiasıyla ödenen tazminatın rücuen davalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle 19/04/2010 tarihinde harç tahsil müzekkeresi düzenlenerek dava açılmış, dava dilekçesi 01/10/2010 tarihinde kendisine tebliğ edilen davalılar süresi içerisinde verdikleri 11/10/2010 tarihli cevap dilekçelerinde davada zamanaşımının gerçekleştiğini savunmuşlardır.
Yargılama sonucunda, mahkemece ceza davasında daha uzun zamanaşımı süresi öngörüldüğünden, zamanaşımı def’inin yerinde olmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2918 sayılı Yasada, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu 85.madde de düzenlenmiş olup, yasada " bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa ....... motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmü getirilmiştir.
Görüldüğü üzere 2918 sayılı Yasanın uygulama alanı sadece motorlu araçların işletilmesi esnasında motorlu araçların vermiş oldukları zararlar ile sınırlı tutulmuştur.Oysa somut uyuşmazlıkta motorlu araç zarar veren durumda değil, zarar gören konumundadır. Motorlu araca davalıların taş atmak suretiyle zarar vermesi nedeniyle tazminat istenmiştir.
Bu halde uyuşmazlıkta 2918 sayılı yasanın 85.maddesi ile zamanaşımını düzenleyen 109. maddesi hükümlerinin uygulanma imkânı bulunmamaktadır.BK’nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.
Oğuzeli Asliye Ceza Mahkemesinin ilgili dosyası incelendiğinde davalı ... ve ... ile birlikte toplam 23 şüpheli hakkında daha, müşteki (sigortalı) ...’e ait araca taş atmak suretiyle zarar vermeleri nedeniyle dava açıldığı, yargılama sonunda diğer sanıkların bu suçtan beraatine, ...,...’nın nas-ı ızrar suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın 20/11/2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İş bu davada, davacı sigortacının faili öğrenme tarihi 20/11/2008 zamanaşımının başlangıç tarihidir. Bu halde, mahkemece, zamanaşımı başlangıç tarihi ile dava tarihi arasında mülga BK.60. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olmasına, davalıların esasa cevap süresinde zamanaşımı def’inde bulunmalarına göre zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasa girilerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2)Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalılar vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara geri verilmesine 25.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy