MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın 02/07/2010 tarihinde müvekkiline ait araca çarparak hasara sebebiyet verdiğini, ancak davalının, poliçenin iptal edilmiş olduğundan bahisle ödeme yapmadığını ileri sürerek, 4.000 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, primleri ödenmeyen poliçenin 30/06/2010 tarihli ek belge ile başlangıcından itibaren iptal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 4.000 TL hasar bedelinin 23/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut uyuşmazlıkta, dosyada mevcut belgelerden davacının davalıya 14/09/2010 tarihinde noter aracılığıyla ihtarname gönderdiği, ihtarnamenin 20/09/2010 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 8 iş günü sonrası olan 01/10/2010 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Hal böyle iken mahkemece, anılan düzenleme uyarınca davalı ... şirketinin 01/10/2010 temerrüt tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde 23/09/2010 tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendindeki “4.000 TL hasar bedelinin 23/09/2010 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,” ibaresinin çıkartılarak yerine, "4.000 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 01/10/2010 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy