MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait olan ve davalı ...'ya kasko poliçesi ile sigortalı aracın yağ kartelinin delinmesi sonucu yağının akarak motorun hasarlanmasına sebep olduğunu, hasar gören parça ve işçilik giderinden oluşan 9.729,32 TL.nin tahsili için borçlu aleyhine başlatılan takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, hasarın teminat dışı olması nedeniyle ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi
raporuna göre, aracın yoldaki taşa çarpması sonucu kartelinin delinmesi ve sonrasında motorunun yanmasında sigortalının kastı olamayacağı, bunun ancak ağır kusur oluşturabileceği, kusurun ise hasarı teminat dışı bırakmayacağı ve motor arızasının da teminat kapsamında olduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2008/11283 esas sayılı takip dosyasında borçlunun itirazının 7.984,29 TL asıl alacak ve 268,45 TL işlemiş faiz için iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan hasar bedelinin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının aracı ile yol üzerinde bulunan taşın üstünden geçtikten sonra aracının yağ kartelinde hasar meydana geldiğini ve yağ sızdırdığını bilmesine rağmen yoluna devam ettiğini, TTK.’nun 1293. maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.2. maddesine aykırı davranarak zararı önlemeye yarayacak tedbirleri almadığını, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.7. maddesi uyarınca motor hasarının teminat dışında kaldığını savunmuştur. Davacı vekili ise, kazadan sonra aracın kontrol edildiği ancak hasarın tespit edilememesi üzerine aracın kullanılmaya devam edildiğini ve bir süre sonra aracın durduğunu bildirmiştir. Mahkemece, aracın taşa çarpılması sonucu kullanılmaya devam etmesinin kasıt değil, kusur oluşturacağı ve bunun da hasarı teminat dışında bırakmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Araçlarda yağın azalması ile birlikte yağ deposunda basıncın düşmesi sonucu gösterge lambasının yandığı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olup, davacı aracının tip ve modeli itibariyle de bu özelliğe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Aracın taşa çarpmasından sonra gösterge lambasının yanmasına rağmen aracın kullanılmaya devam edilmesi hasarın artmasına sebep olan bir husus olup, kasko sigortası teminatı içinde bulunmamaktadır. O halde mahkemece motor arızası nedeniyle talep edilen zarar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, aracın kartelinde meydana gelen hasar bedeli sigorta tarafından ödenmiş olup bu hususta taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Alınan bilirkişi raporunda kartel bedeli hasar miktarına dahil edilerek talebin kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece ödenen miktarın yeniden tahsiline olanak verecek şekilde fazla tazminat bedeline hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.