MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı ..., davalı alacaklı vergi dairesi tarafından diğer davalı borçlu ... aleyhine 6183 Sayılı Kanun hükümlerince yürütülen takipte kendilerine gönderilen yazı üzerine gerçekte borçlu adına kayıtlı olmayan 10 ada 668 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde borçlunun babası ... adına bina olarak kayıtlı muhdesat üzerine sehven haciz şerhi konulduğunu, muhdesatın taşınmazdan ayrı haczedilemeyeceğini, taşınmazın dava dışı kişiler adına kayıtlı olması nedeniyle sehven konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacakıl vekili, yapılan işlemin vergi mevzuatına uygun olduğunu tapudaki kayıt yanlışlığının kendileri ile ilgili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin bu dava ile birleştirilen 2012/13-189 sayılı dosyasında ise davacı 3.kişiler vekili, haciz uygulanan taşınmazın müvekkillerinin murisi ...'ndan miras kaldığını, taşınmaz üzerindeki muhdesata ilişkin kaydın hak sahibine ayni hak hazandırmadığını, ancak kişisel hak
sağladığını ileri sürerek beyanlar hanesinde kayıtlı olan binaya ilişkin kayıt üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılamada beyanlar hanesindeki kayda haciz şerhi konulan 10 ada 668 parsel sayılı taşınmazın birleştirilen davanın davacısı 3.kişiler murisinden intikal ettiği, beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki binanın dava dışı ...'na ait olduğunun belirtildiği, dava konusu taşınmaz üzerinde borçlu ...'nun hissesinin bulunmadığı, beyanlar hanesindeki ibarenin kişiye mülkiyet hakkı sağlamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişi adına tapuda kayıtlı taşınmazın üzerinde bulunan binanın dava dışı kişiye ait olduğuna ilişkin beyanlar hanesinde yer alan açıklama ve bunun üzerine alacaklı vergi dairesince konulan haciz şerhinin kaldırılması istemine başka bir deyişle 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 68.maddesine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Vergi Dairesince haciz uygulanan bina, birleştirilen davanın davacıları adına kayıtlı olan 10 ada 668 parsel üzerinde bulunmakta olup tapunun beyanlar hanesinde bu binanın dava dışı ...'na ait olduğu şerh edilmiştir. Bu kişi borçlu ... 'nun babası olup borçluya intikal ederek miras payı üzerine haciz şerhi konulmuştur.
Tapu kütüğünde mülkiyet ve mülkiyetten gayri aynı haklara ayrılan sütundan başka, sair hakların kaydedildiği beyanlar hanesi mevcuttur. Beyanlar hanesine kaydedilen haklar, tescilin aksine ayni hak doğrucu nitelikte değildir. Beyanlar bu özellikleri nedeniyle tapu siciline güven prensibinden yararlanamazlar. Mahkemece bu gerekçeyle yani beyanlar hanesinde yer alan binanın dava dışı ...'na ait olduğuna ilişkin kayıt ve bu kayıt üzerine konulan haciz kaydının ayni hak niteliği taşımayıp şahsi hak niteliğinde bulunduğundan bahisle davacı 3.kişilerin davası kabul edilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. 10 ada 668 parsel sayılı taşınmazın maliki iken taşınmazı 1990 yılında, damadı olan ve aynı zamanda davacı 3.kişilerin murisi olan ...'na satarak devrettiği ancak taşınmaz üzerindeki dört katlı binanın borçlu murisi ...'na ait olduğunun beyanlar hanesinde belirtildiği anlaşılmaktadır. Yine dosya kapsamından
borçlunun murisi ...'nun ortağı bulunduğu limited şirketin vergi borcu nedeniyle düzenlenen 7.2.2001 tarihli haciz bildirisinin tapuya gönderildiği ve aynı tarihte alacaklı vergi dairesi adına şerh edildiği, anlaşılmaktadır. Davacı 3.kişiler murisi ... tarafından, taşınmaz üzerindeki binanın ...'na ait olduğu yönündeki beyanlar hanesindeki binanın ...'na ait olduğu yönündeki beyanlar hanesindeki şerhin iptali için Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı ve davanın 2002/76-2003/37 sayılı karar ile reddedildiği, kararın gerekçesinde, borçlu murisi ...'nun 10 ada 668 parsel sayılı taşınmazı alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla damadı olan davacı 3.kişiler murisine ( ...'na) satarak devrettiği, beyanlar hanesinde belirtilen binada borçlu murisi ...'nun oturduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda davacı 3.kişiler (murisi) ile borçlu (murisi) arasında alacaklıdan mal kaçırma amacıyla işlem yapıldığı açıkça ortada olduğundan asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmesi gerekirken beyanlar hanesindeki şerhin sahibine aynı hak bahsetmediği gerekçesiyle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 11.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.