MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın davalılardan ...’ün malik ve sürücüsü, ....’nin trafik sigortalısı olduğu aracın asli kusurlu olarak çarpması sonucu hasarlandığını belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sigortalıya ödediği 10.100,62 TL tutarındaki tazminatın davalılardan (davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istenmiştir
Davalı .... vekili, zaman aşımı, görev ve yetki itirazında bulunup, sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 10.100,62 TL’nin 01.10.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı ....vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2013/4048
2013/12636
Davalı .... kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davalı ... şirketinin dava açılmadan önce temerrüde düşürülmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken mahkemece, anılan düzenleme uyarınca davalı ... şirketinin dava tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde ödeme tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı .... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ....’nin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendindeki “10.100,62 TL zararının “ ibaresinden sonra gelen “ödeme tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, ” ibaresinin hükümden çıkarılması ile yerine ” davalı ... Öztürkten’ten 01.10.2008 ödeme tarihinden, davalı ....’den ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine,” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... AŞ geri verilmesine 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.