MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline kasko sigortalı aracın davalılardan ...’ın maliki, ...’ın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sigortalıya ödenen tazminattan araç sovtaj bedeli 11.600,00 TL ile davalı aracın trafik sigorta şirketinden alınan 8.000,00 TL’den sonra bakiye kalan 9.200,00 TL tazminatın 12.09.2007 ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 18.10.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile istemini 9.400,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... cevap vermemiştir.
Davalı ... ve vekili, kaza tarihinden önce harici satış sözleşmesi ve vekaletname ile aracın zilyetliğinin devredildiğini, davalının kaza tarihinde işleten olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre 9.200,00 TL’nin 18.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyet kurallarına göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 104/1. maddesi gereğince “ Motorlu araçlarla ilgili meclisteki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı ; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zarardan sorumlu değildir.”
Somut olayda davaya konu trafik kazası 09.09. 2007 tarihinde meydana gelmiş olup bu tarih itibariyle aracın trafik kaydına göre işleteni davalı ...’dır. Adı geçen davalı, aracını, 22.08.2007 tarihinde satılması için... Otomotiv’e teslim ettiğini, kaza tarihinde aracın fiili zilyetliğinde olmadığını, işleten sıfatının ve sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Vekaletnamede ismi belirtilen tanık ... 12.10.2010 tarihli duruşmada, oto alım satım işi yaptığını, tahminen iki yıldan daha fazla bir süre önce, davacın arabasını kendisinden teslim alıp, 3. kişiye sattıklarını, davacının aracın satışı için kendilerine vekaletname verdiğini ifade etmiş, diğer tanık ...’da davalının savunmasını doğrulayarak, aracın kaza tarihinden önce satılması için galeriye teslim edildiğini, satış işlemleri için vekaletname verdiğini söylemiştir. Aracın 06.09.2007 tarihli harici satış sözleşmesiyle ... tarafından, ... ’e satışına ilişkin oto ön satış sözleşmesi de dosyada mevcuttur. Bu durumda mahkemece Karayolları Trafik Kanunu’nun 104/1. maddesi hükmüne göre, işletenin değiştiği davalı ...’ın işleten sıfatının bulunmadığı, araç işleteninin dava dışı ... Oto olduğu, bu nedenle adı geçen davalının hasardan sorumlu tutulamayacağı göz önünde bulundurularak
davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün bu davalı yönünden BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 13.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.