MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalılardan ... Turizm Tic. ve San. A.Ş.’nin maliki, ... Genel Sigorta A.Ş.’nin trafik sigortalısı, ...’un sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip, sigortalıya ödenen 22.003,80 TL’nin 16.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Turizm Tic. ve San. A.Ş. vekili, kusur ve tazminata itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Genel Sigorta A.Ş. vekili, davacıya poliçe üst teminat miktarı olan 17.500,00 TL’yi ödediklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 2.622,54 TL’nin 16.06.2010 tarihinden itibaren davalılardan ... Turizm Tic. Ve San. A.Ş. ve ... Genel Sigorta A.Ş. (davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) yönünden ticari faiziyle diğer davalı ... yönünden yasal faiziyle birlikte tahsiline, zarar miktarından her üç davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davada karşı araç sürücüsü ... davalı olarak gösterilmiştir. Ancak, davalı ...’a dava dilekçesi tebliğ edilmemiş, gıyabında yargılama yapılmış, aleyhinde hüküm kurulmuştur. Gerekçeli kararda bu konudaki geri çevirme kararına rağmen tebliğ edilmemiştir. Davacı vekili hükümden sonra bu davalı hakkındaki davayı atiye bıraktığını bildirmiştir. Davada taraf teşkili resen bakılacak hususlardandır.
Bu durumda mahkemece davalılardan ...’a usule uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği ile savunma ve delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde taraf teşkili sağlanmadan, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğundan davacının bu konu hakkındaki talebi de nazara alınarak hükmün bozulması gerekmektedir.
Kabule göre de; Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT.’nin 3/2. maddesinde ”Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda haklarında açılmış olan davanın kısmen reddine karar verilen ve kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ... Turizm Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ile ... Sigorta A.Ş. lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı yazılı olduğu biçimde vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.