Davacı (alacaklı) ... ile davalı (3.kişi) ...ve davalı (borçlu) ..., ...Tekstil San. Tic. Ltd. Şti aralarındaki dava hakkında İzmir 5.İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 16.9.2010 gün ve 2010/275 2010/1131 sayılı hükmün Dairenin 28.2.2012 gün ve 2011/12910 2012/2303 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı (alacaklı) ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dairemizin 9.6.2011 tarihli bozma kararı, karar düzeltme incelemesi sonunda ortadan kaldırılarak, mahkemenin 16.9.2010 tarihli kararının onanmasına karar verilmiş ise de davacı alacaklı vekili tarafından maddi hataya dayalı inceleme talebini içeren dilekçe ekinde 10.2.2010 tarihli icra tutanağı örneği (fotokopisi) sunulmuştur. Dosya içine getirtilerek incelenen dava konusu İzmir 25.İcra Müdürlüğü'nün 2010/1345 sayılı takip dosyası aslı içinde, anılan 10.2.2010 tarihli icra tutanağının bulunduğu, alacaklı vekilince bu tarihte ihtiyati haczin uygulanmasının talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, artık ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde haciz yapılmış olduğundan haczin hükümsüzlüğünden söz edilemeyeceğinden Dairemizin maddi hataya dayalı 28.2.2012 tarihli Dairemizin eksik takip dosyası fotokopisi üzerinden yapılan karar düzeltme incelemesi sonunda verilen onama kararının ortadan kaldırılması gerekmiştir.
Mahkemece verilen hükmün esasına yönelik olarak yapılan incelemede ise;
Haciz 16.2.2010 tarihinde davalı 3.kişiye ait adreste yapılmış ise de haciz mahallinde borçlu adına tescil edilmiş "inka" markalı mamüller bulunmuştur. Alacaklı vekilinin haciz sırasında borçlu ile telefonda konuşmasından hemen sonra davalı 3.kişi ...'un hacizden haberdar bir şekilde haciz mahalline geldiği ve yanlış kapıyı açmaya çalışırken alacaklı vekili tarafından uyarıldığı haciz tutanağı içeriği ile sabittir. Kaldı ki, haciz yapılan adresin borçlu şirket ortaklarından Hüsamettin İnceoğlu tarafından, borcun doğum tarihinden sonra adi yazılı şekilde düzenlenmiş kira sözleşmesi ile 3.kişiye kiraya verildiği, 3.kişinin haciz adresindeki ticari faaliyetine borcun doğumundan sonra başladığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda İİK'nın 97/a maddesinde öngörülen mülkiyeti karinesi alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davalı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davalı 3.kişi vekili dava konusu menkullerin müvekkili tarafından yurt dışından ithal edildiğini savunmuş ise de bilirkişi raporunda haczedilen malların 3.kişi tarafından ithal edilen mallar olduğuna dair herhangi bir delile rastlanılmadığı belirtilmiştir. Haczedilen menkuller üzerinde yazılı bulunan "inka" markasının (27.5.2005 tarihinde) borcun doğumundan önce borçlu adına tescil edildiği ve markanın borçlu tarafından kullanıldığı ortadadır.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde davalı 3.kişi beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, davalı 3.kişi ile borçlu arasındaki bu işlemlerin alacaklılardan mal kaçırma amacı ile yapılan danışıklı işlemler olduğu ve bu işlemlerin alacaklının haklarını etkilemeyeceği, haciz adresinin aslında borçlu tarafından işletildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular ile davalı 3.kişinin mülkiyet karinesinin aksini kesin ve güçlü delillerle ispat edemediği dikkate alınmadan, aksi gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin maddi hataya dayalı 28.2.2012 gün ve 2011/12910-2012/2303 sayılı onama kararının ortadan kaldırılarak mahkemenin 16.9.2010 tarihli kararının BOZULMASINA temyiz ve karar düzeltme peşin harçlarının davacı (alacaklı) ...'e geri verilmesine 12.7.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy