MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Mahkemece davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına yönelik verilen ilk hüküm, Dairemize ait 06.10.2011 gün, 9204–9182 sayılı kararla, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu finansal kiralama sözleşmesi ve ekli proforma faturaların mahcuzlara uygunluğu yönünde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan işin esasına yönelik karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda: “dava konusu üç adet takım tezgâhının ihbar olunan Finans Finansal Kiralama A.Ş. tarafından finansal kiralama sözleşmesi uyarınca borçlu şirkete kiraya verildiği, ancak kira bedellerinin ödenmemesi nedeni ile sözleşmenin 16.02.2006’da feshedilip malların da iade edildiği, bundan sonra makinelerin üçüncü kişiye satılarak, 12.04.2006 tarihli faturanın düzenlendiği, faturanın mahcuzlara uygun olduğu, borçlu şirket yetkilisinin düzenlediği 16.02.2006 günlü ibranameden de bunun anlaşıldığı, diğeri için üçüncü kişinin yevmiye defterindeki kaydın alım satım ile ilgili bilgilerin
ticari kayıtlarda yer aldığı, alacaklının ortağı olduğu şirketin finansal kiralama sözleşmesi hazırlanırken iki adet takım tezgâhının alınmasına aracılık etmesi nedeni ile alacaklının bunların leasing sözleşmesi kapsamında kaldığını bilmediğini ileri süremeyeceği ve TOS marka torna tezgâhı dışındaki makineler yönünden üçüncü kişi lehine tazminata hükmedilmesi için aranan yasal koşulların gerçekleştiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına ve üçüncü kişi yararına tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, uyulan bozmaya göre; davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında üçüncü kişi yararına tazminata hükmedilebilmesi için İİK’nin 97/15. maddesindeki tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi, buna göre istihkak iddiasının sabit olmasının yanı sıra alacaklının da kötü niyetli olması gerekmektedir. Buradaki kötü niyet ile kastedilen, alacaklı tarafın mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunu bildiği halde haczedilmesini sağlaması olarak anlaşılmalıdır ki Dairemizin yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir.
Somut olayda davacı mülkiyet hakkına dayanmaktadır. Davanın kabulüne yönelik gerekçede de finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiği, hacze konu eşyaların fatura karşılığında üçüncü kişiye satıldığı vurgulanmıştır. Bu durumda mahcuzların üzerindeki haciz, finansal kiralama sözleşmesi nedeni ile kaldırılmamıştır.
Bu koşullarda alacaklı aleyhine tazminata hükmedebilmek için anılan sözleşmenin feshinden haberdar olmasının yanı sıra mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiğini de bilmesi ve buna rağmen haczi yaptırmış olması koşullarının gerçekleşmiş olması gerekir. Bu bağlamda sadece finansal kiralama sözleşmesinin varlığından haberdar olmak ve yasal bir hakkın kullanılması kapsamında istihkak iddiasına karşı çıkmak kötü niyet olarak değerlendirilmemelidir.
İİK’nin 97/15. maddesinde aranan tüm yasal şartlar gerçekleşmediği halde üçüncü kişi yararına tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nin ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Dava konusu TOS SN 50C/2000 marka tezgâhı dışında kalan mahcuzlar hakkında davalı alacaklının haciz ve muhafaza işlemlerinde kötü niyetli olduğu kabul edileceğinden bunların bedelinin %15’i oranında (6.390,07.-TL’nin) tazminatın davalı alacaklıdan alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “İİK’nin 97/15. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına“ ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 25.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy