MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı ... Çelik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili davalı ... Nak.Taah.Tur Oto. İth.İhr.San ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu çekleri diğer davalılar ... ve ...’e ciro etmesine ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili yetki itirazında da bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu ve davalı ... usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yetki itirazı kabul edilerek mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nin 281. maddesinde tasarrufun iptali davalarının basit yargılama usulü ile görülüp hükme bağlayacağı belirtilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 317/2. maddesine göre basit yargılama usulüne tâbi davalarda davaya cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak mahkeme durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.
Aynı Kanun’un 92/2. maddesinde süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biteceği açıklanmıştır.
Somut olayda yetki itirazında bulunan ..., yukarıda belirtilen iki haftalık süreyi geçirdikten sonra yetki itirazını içeren dilekçe verdiği gibi HMK’nin 19/2 maddesine göre (yetkinin kesin olmadığı bu davada) yetki itirazında birden fazla yetkili mahkeme olmasına rağmen seçtiği yetkili mahkemeyi açıkça belirtmemiştir. Hal böyle olunca davalının yetki itirazının süresinde olmadığı, cevap dilekçesinin uzatılması için ek bir süre de verilmediği nazara alınarak yetki itirazının reddi ile yargılamaya devam edilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18/03/2013 tarihinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy