MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, ...İcra Müdürlüğü'nün 2007/1469 K.sayılı takip dosyasından 6.6.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haciz adresinde daha önce borçlu şirketin faaliyet gösterdiğini, ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, mahcuzların satılarak paraya çevrildiğini, davanın konusuz kaldığını, aynı takipte daha önceki bir tarihte haczedilen menkuller için açtıkları istihkak iddasının reddi davasının kabul edilerek kararın kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alacaklı tarafından daha önceki hacze yönelik olarak açılan istihkak davasının 3.kişi ile borçlu arasında organik bağ bulunduğu, istihkak iddasının alacaklıdan mal kaçırma amacını içerdiği gerekçesiyle kabul edilerek kararın temyiz incelemesi sonunda onanmasına karar verildiği bu dosyanın kesin delil niteliğinde olduğu ve davacı 3.kişinin dava açmakta haksız bulunduğu ancak davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmızlık, 3.kişinin İİK'nin 96.vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. İİK'nin 97/10 maddesine göre,
istihkak davası sonuçlanmadan mahcuz mal paraya çevrilirse, mahkeme hakimi, satış bedelinin yargılamanın sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi veya teminat karşılığı veya teminatsız olarak ödenmesi konusunda karar vermek zorundadır. Yasanın bu hükmünden paranın ödenmiş veya ödenmemiş olmasına bakılmaksızın davaya devam edilerek sonuçlandırılması gerektiği anlamı çıkmaktadır.
Dava konusu haciz 6.6.2011 tarihinde yapılmış, muhafaza altına alınan mahcuzlar 5.12.2011 tarihli ihale de 3.500,00 TL bedelle satılmış ve ihale bedeli alacaklıya 14.12.2011 tarihinde ödenmiştir. Bu dava ise ihale bedeli alacaklıya ödenmeden önce 4.10.2011 tarihinde açılmıştır.
Ayrıca, aynı takipte 14.10.2010 tarihli bir önceki hacizde haczedilen mahcuzlarla dava konusu mahcuzların aynı olduğu da iddia ve ispat edilemediğine göre önceki hacizle ilgili açılmış bulunan davanın reddedildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece 6.6.2011 tarihinde haczedilen mallar yönünden işin esasına yönelik bir hüküm kurulması gerekirken bu hususlar gözardı edilerek dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 2.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.