MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Hazine vekili, davalı borçlu ... Petrol Ürünleri San. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlu Şirket ortağı ...’nin, dava konusu bir taşınmazı üzerine ... Petrolcülük San. AŞ lehine intifa hakkı tesisine ve iki adet taşınmazını da amcasının oğlu ...’a satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu Şirket vekili ile davalı ... San. AŞ vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı ... usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... duruşmaya gelerek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, dava konusu borçların ödendiği kalan borçların da tasarruflardan önce doğduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tasarruf yapan davalı ... aleyhine yapılmış bir takip olmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/6/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin yazılmış olmasına karşın mahkemece nisbi vekalet ücreti tayini isabetli değildir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle HUMK.nin 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan "2.400,00” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.200,00” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLMESİNE ONANMASINA, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13/05/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy